Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan deprem senaryolarına çarpıcı açıklamalar “Büyük Marmara Depremi masada değil”
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan deprem senaryolarına çarpıcı açıklamalar “Büyük Marmara Depremi masada değil”
Yer Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul’da beklenen olası depremle ilgili kamuoyunda yıllardır dile getirilen senaryolara karşı dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin farklı bir bakış açısı sunan Üşümezsoy, özellikle Adalar segmenti üzerinden yapılan büyük deprem beklentilerinin bilimsel karşılığı olmadığını savundu.
Haber Giriş Tarihi: 12.02.2026 14:23
Haber Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 14:24
Kaynak:
Mehmet Mirzacan Baran
Uzman isim, İstanbul’un yanı sıra Yalova, Kocaeli ve çevresini de yakından ilgilendiren Marmara fay sistemi hakkında yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi.
“7 VE ÜZERİ DEPREM İÇİN YETERLİ ENERJİ YOK”
Marmara Denizi içerisindeki bazı fay segmentlerinde büyük deprem oluşturacak düzeyde enerji birikimi bulunmadığını öne süren Üşümezsoy, özellikle Adalar hattı için net konuştu. Prof. Dr. Üşümezsoy, bu segmentin büyük bir kırılma oluşturacak stres seviyesine ulaşmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Adalar segmentinde 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşturacak yeterli enerji yok. Bu hattın büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesi bilimsel verilerle örtüşmüyor.”
“BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ SENARYOSU ARTIK GEÇERLİ DEĞİL”
Üşümezsoy, Kuzey Marmara Fayı üzerinden sıkça dile getirilen “büyük İstanbul depremi” beklentisinin güncel fay verileriyle uyuşmadığını savundu. Özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında oluşturulan bazı fay modellerinin hatalı olduğunu öne süren Üşümezsoy, bu modeller üzerinden korku temelli senaryolar üretildiğini ifade etti.
YALOVA VE GÜNEY MARMARA VURGUSU
Açıklamalarında yalnızca İstanbul’a değil, Yalova ve Güney Marmara hattına da değinen Üşümezsoy, bölgedeki deprem riskinin yanlış senaryolarla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yalova’nın, 1999 depreminde ciddi şekilde etkilendiğini hatırlatan Üşümezsoy, bundan sonraki süreçte bilimsel gerçeklere dayalı mikro-bölgeleme çalışmalarının önemine dikkat çekti. Uzman isim, Yalova ve çevresinde yapı güvenliğinin fay senaryolarından bağımsız olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
“KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMADI”
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem yönetimi politikalarına da sert eleştiriler yöneltti. 1999’dan bu yana sürekli dile getirilen büyük deprem söylemleri üzerinden uluslararası fonlar sağlandığını iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların önemli bir kısmının amacına uygun kullanılmadığını savundu. Yanlış fay modelleri üzerinden politika üretildiğini ifade eden Üşümezsoy, bu durumun hem şehir planlamasını hem de halkın deprem algısını olumsuz etkilediğini söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan deprem senaryolarına çarpıcı açıklamalar “Büyük Marmara Depremi masada değil”
Yer Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul’da beklenen olası depremle ilgili kamuoyunda yıllardır dile getirilen senaryolara karşı dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Marmara Denizi’ndeki fay hatlarına ilişkin farklı bir bakış açısı sunan Üşümezsoy, özellikle Adalar segmenti üzerinden yapılan büyük deprem beklentilerinin bilimsel karşılığı olmadığını savundu.
Uzman isim, İstanbul’un yanı sıra Yalova, Kocaeli ve çevresini de yakından ilgilendiren Marmara fay sistemi hakkında yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi.
“7 VE ÜZERİ DEPREM İÇİN YETERLİ ENERJİ YOK”
Marmara Denizi içerisindeki bazı fay segmentlerinde büyük deprem oluşturacak düzeyde enerji birikimi bulunmadığını öne süren Üşümezsoy, özellikle Adalar hattı için net konuştu. Prof. Dr. Üşümezsoy, bu segmentin büyük bir kırılma oluşturacak stres seviyesine ulaşmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Adalar segmentinde 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşturacak yeterli enerji yok. Bu hattın büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesi bilimsel verilerle örtüşmüyor.”
“BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ SENARYOSU ARTIK GEÇERLİ DEĞİL”
Üşümezsoy, Kuzey Marmara Fayı üzerinden sıkça dile getirilen “büyük İstanbul depremi” beklentisinin güncel fay verileriyle uyuşmadığını savundu. Özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında oluşturulan bazı fay modellerinin hatalı olduğunu öne süren Üşümezsoy, bu modeller üzerinden korku temelli senaryolar üretildiğini ifade etti.
YALOVA VE GÜNEY MARMARA VURGUSU
Açıklamalarında yalnızca İstanbul’a değil, Yalova ve Güney Marmara hattına da değinen Üşümezsoy, bölgedeki deprem riskinin yanlış senaryolarla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yalova’nın, 1999 depreminde ciddi şekilde etkilendiğini hatırlatan Üşümezsoy, bundan sonraki süreçte bilimsel gerçeklere dayalı mikro-bölgeleme çalışmalarının önemine dikkat çekti. Uzman isim, Yalova ve çevresinde yapı güvenliğinin fay senaryolarından bağımsız olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
“KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMADI”
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem yönetimi politikalarına da sert eleştiriler yöneltti. 1999’dan bu yana sürekli dile getirilen büyük deprem söylemleri üzerinden uluslararası fonlar sağlandığını iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların önemli bir kısmının amacına uygun kullanılmadığını savundu. Yanlış fay modelleri üzerinden politika üretildiğini ifade eden Üşümezsoy, bu durumun hem şehir planlamasını hem de halkın deprem algısını olumsuz etkilediğini söyledi.
Mehmet Mirzacan Baran
Kaynak: Mehmet Mirzacan Baran