Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Denizi

Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmara Denizi’nde deprem fırtınası sürüyor Haber

Marmara Denizi’nde deprem fırtınası sürüyor

Marmara Denizi’nde son 2 gün içerisinde peş peşe meydana gelen 100’den fazla mikro depremler bölge halkını tedirgin ediyor. Adalar ve Yalova çevresindeki 1.1 ile 3.2 büyüklüğündeki sarsıntılar, hasara yol açmasa da gözleri uzmanların yaptığı açıklamalara çevirdi. Sarsıntılar Cuma günü de aynı hızda devam etti. Son 24 saatte İstanbul Adalar ve Yalova merkezli 60 sarsıntı daha meydana geldi. Marmara Denizi’nde çarşamba ve perşembe günleri peş peşe meydana gelen 100’den fazla küçük deprem, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. En büyüğü 3.2 olarak kaydedilen sarsıntılar sonrası gözler bir kez daha Marmara’nın aktif faylarına çevrilirken, uzmanlardan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. FAY YER DEĞİŞTİRİYOR Prof. Dr. Osman Bektaş yaptığı değerlendirmede “Bunlar büyüklüğü 4’ten küçük olan mikro depremler. Bu tür yoğun mikro depremlerin derinliği önemli. Son depremler 10-12 km arasında, yani sığ değil derin. Bu depremler Adalar fayının 10 km derinden yavaşça kaydığını, süründüğünü (creep) gösteriyor. Bu, İstanbul’da büyük depremin habercisi, öncüsü anlamına gelmez. Ama İstanbul’un deprem tehlikesine bir hazırlık için de önemli bir işarettir. Fayın hareketli, diri olduğunu gösteren ciddi bir veridir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise “Depremler Adalar fayının canlı, diri olduğunu gösteriyor. Yani deprem oluşturma riski taşıyor. Ama bundan da yola çıkarak ‘Büyük deprem bekliyoruz’ demek çok spekülatif olur. Bu küçük depremler canlılığı göstermesi bakımından önemli. Biz de bu kapsamda takip edip inceliyoruz” değerlendirmesini yaptı. BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ DEĞİL Prof. Dr. Süleyman Pampal da yaptığı açıklamada “Büyük deprem habercisidir diyemeyiz. Depremlerin olduğu bölgede zaten büyük bir deprem beklemeyiz. Zira bu fay 1894 ve 1963’te kırılmıştı. Biri 7, diğeri 6 büyüklüğündeydi. Bu fay büyük bir fay ama yakın zamanda enerjisini boşalttığı için yakın zamanda yıkıcı bir deprem beklemeyiz. Kırılması ve büyük deprem üretmesi muhtemel fay orta Marmara fayı. Bu depremciklerle asıl deprem ‘Ben buradayım, hazırlıklarınızı hızlandırın’ da diyor” sözlerini sarf etti. Mustafa Turan

Marmara Denizi sıcaklık artışında zirvede Haber

Marmara Denizi sıcaklık artışında zirvede

Küresel iklim krizinin etkileri Türkiye genelinde su kaynaklarının azalması, şiddetli kuraklık ve orman yangını risklerinin tırmanmasıyla hissedilmeye devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1970-2025 yıllarını kapsayan 55 yıllık verileri, ülkedeki hem hava hem de deniz suyu sıcaklıklarının istikrarlı ve kaygı verici bir yükseliş trendinde olduğunu gösteriyor. Türkiye genelinde 1970-1991 döneminde 12,7 derece olan ortalama hava sıcaklığı, 2014-2025 periyodunda 14,4 dereceye yükselerek toplamda 1,7 derecelik bir artış kaydetti. EN YÜKSEK ARTIŞ MARMARA DENİZİ’NDE YAŞANDI Türkiye'yi çevreleyen dört denizde de ortalama su sıcaklıkları son 55 yılda 1,3 ile 2,2 derece arasında yükseldi. Bu süreçte en dikkat çekici ve yüksek artış Marmara Denizi’nde yaşandı. 1970-1980 yılları arasında ortalama 15 derece ölçülen Marmara Denizi suyu sıcaklığı, 2014-2025 periyodunda 17,2 dereceye ulaştı. Marmara'da deniz suyu sıcaklığının en düşük ölçüldüğü yıl 1987 (14,4 derece) olurken, en yüksek sıcaklık 2019 yılında 18,6 derece olarak kaydedildi. EGE’DE 45 YILLIK ARTIŞ SON 10 YILA SIĞDI Ege Denizi’nde 1970-2025 yılları arasındaki ortalama deniz suyu sıcaklığı 18,8 derece olarak hesaplandı. Ancak veriler, ısınma ivmesinin son dönemde belirgin şekilde hızlandığını ortaya koyuyor. Ege'de 55 yıl öncesine kıyasla yaşanan artışın büyük bir kısmı son 10 yılda gerçekleşti; Ege Denizi son 10 yılda, önceki 45 yılda kaydedilen 0,8 derecelik artış miktarını tek başına yakalayarak ortalama 19,8 dereceye ulaştı. Ege'nin en sıcak yılı 2018'de 19,8 derece, en soğuk yılı ise 1983'te 17,7 derece olarak ölçüldü. AKDENİZ VE KARADENİZ’DE ISINMA TRENDİ SÜRÜYOR Türkiye’nin en sıcak denizel havzası olan Akdeniz’de ortalama deniz suyu sıcaklığı 55 yıllık süreçte 1,3 derece yükselerek 21 dereceden 22,3 dereceye tırmandı. Akdeniz’deki en sıcak yıl 2019'da 23,8 derece ile kayıtlara geçti. Karadeniz’de ise 1970-1980 yılları arasında 15,1 derece olan ortalama deniz suyu sıcaklığı, son 10 yılda 0,9 derecelik sıçramayla 16,5 dereceye yükseldi. Karadeniz de diğer denizlerde olduğu gibi en sıcak dönemini 2019 yılında (18,5 derece) yaşadı. Mustafa Turan

Marmara Denizi’nde su sıcaklığı 50 yılda 2 buçuk derece arttı Haber

Marmara Denizi’nde su sıcaklığı 50 yılda 2 buçuk derece arttı

Son yıllarda, dünyada deniz suyu sıcaklıklarında ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece artış kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Tecer, "Üç tarafı denizlerle çevrilen ülkemizdeki deniz suyu sıcaklıklarının son 50 yıldaki artış oranı ise 2,5-3 santigrat derecelere kadar çıkıyor. Ege ve Akdeniz'de son 50 yılda 1,5-2 santigrat derece ortalamaların üzerinde bir artış var. Karadeniz'de 1,3 santigrat derece bir artış söz konusu. En dramatik bulgu da Marmara Denizi'nde” diye konuştu. 'HASTALIK YAPICI MİKROORGANİZMALAR ÇOĞALIYOR' Deniz suyu sıcaklığının artmasının öncelikle insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tecer, "Öncelikle patojen popülasyonda bir artış meydan geliyor ki salmonella dediğimiz, kolera dediğimiz patojen hastalık yapıcı mikroorganizmalar deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla çoğalıyor. Bu da insan sağlığının riske sokulması anlamına geliyor. Diğer taraftan deniz suyunun sıcaklıklarının artması, deniz ekosistemlerindeki bütün dengeyi altüst ediyor. Buradaki yerli balık türlerinin ve yaşayan canlıların göç etmesine, bunun yerine istilacı türlerin, balon balığı gibi, aslan balığı gibi veya işte denizanaları gibi istilacı türlerin bu denizlerimize hücum etmesi sonucunu doğuruyor. Marmara Denizi kıyılarında gördüğümüz denizanası saldırılarının sebeplerinden bir tanesi budur" açıklamasını yaptı. Mustafa Turan

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır” Haber

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır”

Yalova’da çevre bilincini artırmak ve zengin doğal mirası korumak amacıyla geleneksel hale getirilen Ekofest, bu yıl da büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Festivalin açılışı, Yalova Vali Konağı önünden start alan ve bando takımı eşliğinde ilerleyen yoğun katılımlı bir kortej yürüyüşü ile yapıldı. Katılımcıların çevre temalı dövizlerle yürüdüğü kortej, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Korteje Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın, Kont Konseyi Başkanı Kenan Engin, İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) çevre odaklı stantlar açtığı meydanda, festival heyecanı çeşitli etkinliklerle sürdürüldü. Meydanda toplanan kalabalığa seslenerek günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, 5 Haziran Çevre Haftası ile 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nün bir arada kutlanmasının önemine değindi. Marmara Denizi’nin kirletilmeden temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Başkan Gürel, "Bildiğiniz üzere 5 Haziran, Çevre Haftası’nın başladığı özel bir gün. Bugün aynı zamanda 8 Haziran Marmara Denizi Günü olması vesilesiyle de büyük bir heyecan içerisindeyiz. Bu haftadaki temel amacımız hem çocuklarımıza çevre duyarlılığını aşılamak hem de tüm vatandaşlarımızda bir farkındalık oluşturarak bu haftanın önemini vurgulamaktır. Marmara Denizi, sadece kıyısında yaşayan insanların değil, hepimizin ortak mirasıdır. Gelecek nesillere, içinde tüm canlıların sağlıkla yaşayabildiği tertemiz bir deniz bırakabilmek için ona hep birlikte sahip çıkmalıyız. Çevre Haftası kapsamında; sıfır atık, geri dönüşüm ve doğamızın korunması için hep beraber çalışacağız. Plastik, kağıt, metal ve cam gibi atıkları evlerimizde mutlaka ayrıştırmalıyız. Bu atıklar ayrı ayrı toplanacak ve geri dönüştürülecek. Ağaçlarımızı ve doğamızı korumalıyız. Çevre Haftamız ve Marmara Denizi Günümüz kutlu olsun. 4 yıldır başarıyla sürdürdüğümüz Eko-Fest’e katkılarından dolayı ana sponsorumuz Setur Marina yetkililerine, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanlarımıza, destek veren okullarımıza, öğretmenlerimize, öğrenci kardeşlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ederim” dedi. Başkan Mehmet Gürel’in konuşmasının ardından, festivale katılan okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sıra dışı bir etkinlik gerçekleştirildi. Evsel atık malzemelerin geri dönüştürülmesiyle tasarlanan kıyafetlerin sergilendiği çevre defilesi, meydandaki izleyicilerden büyük alkış topladı. Programın son bölümünde ise Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, festivale sundukları kurumsal katkılardan dolayı Setur Marina Genel Müdürü Ümit Gölgeci’ye teşekkür plaketi takdim etti. Festival, meydandaki stantların incelenmesi ile tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.