Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Denizi

Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmara Denizi sıcaklık artışında zirvede Haber

Marmara Denizi sıcaklık artışında zirvede

Küresel iklim krizinin etkileri Türkiye genelinde su kaynaklarının azalması, şiddetli kuraklık ve orman yangını risklerinin tırmanmasıyla hissedilmeye devam ediyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1970-2025 yıllarını kapsayan 55 yıllık verileri, ülkedeki hem hava hem de deniz suyu sıcaklıklarının istikrarlı ve kaygı verici bir yükseliş trendinde olduğunu gösteriyor. Türkiye genelinde 1970-1991 döneminde 12,7 derece olan ortalama hava sıcaklığı, 2014-2025 periyodunda 14,4 dereceye yükselerek toplamda 1,7 derecelik bir artış kaydetti. EN YÜKSEK ARTIŞ MARMARA DENİZİ’NDE YAŞANDI Türkiye'yi çevreleyen dört denizde de ortalama su sıcaklıkları son 55 yılda 1,3 ile 2,2 derece arasında yükseldi. Bu süreçte en dikkat çekici ve yüksek artış Marmara Denizi’nde yaşandı. 1970-1980 yılları arasında ortalama 15 derece ölçülen Marmara Denizi suyu sıcaklığı, 2014-2025 periyodunda 17,2 dereceye ulaştı. Marmara'da deniz suyu sıcaklığının en düşük ölçüldüğü yıl 1987 (14,4 derece) olurken, en yüksek sıcaklık 2019 yılında 18,6 derece olarak kaydedildi. EGE’DE 45 YILLIK ARTIŞ SON 10 YILA SIĞDI Ege Denizi’nde 1970-2025 yılları arasındaki ortalama deniz suyu sıcaklığı 18,8 derece olarak hesaplandı. Ancak veriler, ısınma ivmesinin son dönemde belirgin şekilde hızlandığını ortaya koyuyor. Ege'de 55 yıl öncesine kıyasla yaşanan artışın büyük bir kısmı son 10 yılda gerçekleşti; Ege Denizi son 10 yılda, önceki 45 yılda kaydedilen 0,8 derecelik artış miktarını tek başına yakalayarak ortalama 19,8 dereceye ulaştı. Ege'nin en sıcak yılı 2018'de 19,8 derece, en soğuk yılı ise 1983'te 17,7 derece olarak ölçüldü. AKDENİZ VE KARADENİZ’DE ISINMA TRENDİ SÜRÜYOR Türkiye’nin en sıcak denizel havzası olan Akdeniz’de ortalama deniz suyu sıcaklığı 55 yıllık süreçte 1,3 derece yükselerek 21 dereceden 22,3 dereceye tırmandı. Akdeniz’deki en sıcak yıl 2019'da 23,8 derece ile kayıtlara geçti. Karadeniz’de ise 1970-1980 yılları arasında 15,1 derece olan ortalama deniz suyu sıcaklığı, son 10 yılda 0,9 derecelik sıçramayla 16,5 dereceye yükseldi. Karadeniz de diğer denizlerde olduğu gibi en sıcak dönemini 2019 yılında (18,5 derece) yaşadı. Mustafa Turan

Marmara Denizi’nde su sıcaklığı 50 yılda 2 buçuk derece arttı Haber

Marmara Denizi’nde su sıcaklığı 50 yılda 2 buçuk derece arttı

Son yıllarda, dünyada deniz suyu sıcaklıklarında ortalama 1,1 ile 1,5 santigrat derece artış kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Tecer, "Üç tarafı denizlerle çevrilen ülkemizdeki deniz suyu sıcaklıklarının son 50 yıldaki artış oranı ise 2,5-3 santigrat derecelere kadar çıkıyor. Ege ve Akdeniz'de son 50 yılda 1,5-2 santigrat derece ortalamaların üzerinde bir artış var. Karadeniz'de 1,3 santigrat derece bir artış söz konusu. En dramatik bulgu da Marmara Denizi'nde” diye konuştu. 'HASTALIK YAPICI MİKROORGANİZMALAR ÇOĞALIYOR' Deniz suyu sıcaklığının artmasının öncelikle insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tecer, "Öncelikle patojen popülasyonda bir artış meydan geliyor ki salmonella dediğimiz, kolera dediğimiz patojen hastalık yapıcı mikroorganizmalar deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla çoğalıyor. Bu da insan sağlığının riske sokulması anlamına geliyor. Diğer taraftan deniz suyunun sıcaklıklarının artması, deniz ekosistemlerindeki bütün dengeyi altüst ediyor. Buradaki yerli balık türlerinin ve yaşayan canlıların göç etmesine, bunun yerine istilacı türlerin, balon balığı gibi, aslan balığı gibi veya işte denizanaları gibi istilacı türlerin bu denizlerimize hücum etmesi sonucunu doğuruyor. Marmara Denizi kıyılarında gördüğümüz denizanası saldırılarının sebeplerinden bir tanesi budur" açıklamasını yaptı. Mustafa Turan

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır” Haber

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır”

Yalova’da çevre bilincini artırmak ve zengin doğal mirası korumak amacıyla geleneksel hale getirilen Ekofest, bu yıl da büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Festivalin açılışı, Yalova Vali Konağı önünden start alan ve bando takımı eşliğinde ilerleyen yoğun katılımlı bir kortej yürüyüşü ile yapıldı. Katılımcıların çevre temalı dövizlerle yürüdüğü kortej, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Korteje Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın, Kont Konseyi Başkanı Kenan Engin, İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) çevre odaklı stantlar açtığı meydanda, festival heyecanı çeşitli etkinliklerle sürdürüldü. Meydanda toplanan kalabalığa seslenerek günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, 5 Haziran Çevre Haftası ile 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nün bir arada kutlanmasının önemine değindi. Marmara Denizi’nin kirletilmeden temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Başkan Gürel, "Bildiğiniz üzere 5 Haziran, Çevre Haftası’nın başladığı özel bir gün. Bugün aynı zamanda 8 Haziran Marmara Denizi Günü olması vesilesiyle de büyük bir heyecan içerisindeyiz. Bu haftadaki temel amacımız hem çocuklarımıza çevre duyarlılığını aşılamak hem de tüm vatandaşlarımızda bir farkındalık oluşturarak bu haftanın önemini vurgulamaktır. Marmara Denizi, sadece kıyısında yaşayan insanların değil, hepimizin ortak mirasıdır. Gelecek nesillere, içinde tüm canlıların sağlıkla yaşayabildiği tertemiz bir deniz bırakabilmek için ona hep birlikte sahip çıkmalıyız. Çevre Haftası kapsamında; sıfır atık, geri dönüşüm ve doğamızın korunması için hep beraber çalışacağız. Plastik, kağıt, metal ve cam gibi atıkları evlerimizde mutlaka ayrıştırmalıyız. Bu atıklar ayrı ayrı toplanacak ve geri dönüştürülecek. Ağaçlarımızı ve doğamızı korumalıyız. Çevre Haftamız ve Marmara Denizi Günümüz kutlu olsun. 4 yıldır başarıyla sürdürdüğümüz Eko-Fest’e katkılarından dolayı ana sponsorumuz Setur Marina yetkililerine, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanlarımıza, destek veren okullarımıza, öğretmenlerimize, öğrenci kardeşlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ederim” dedi. Başkan Mehmet Gürel’in konuşmasının ardından, festivale katılan okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sıra dışı bir etkinlik gerçekleştirildi. Evsel atık malzemelerin geri dönüştürülmesiyle tasarlanan kıyafetlerin sergilendiği çevre defilesi, meydandaki izleyicilerden büyük alkış topladı. Programın son bölümünde ise Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, festivale sundukları kurumsal katkılardan dolayı Setur Marina Genel Müdürü Ümit Gölgeci’ye teşekkür plaketi takdim etti. Festival, meydandaki stantların incelenmesi ile tamamlandı.

Çiftlikköylüler Marmara Denizi için bir araya geldi Haber

Çiftlikköylüler Marmara Denizi için bir araya geldi

Marmara Denizi’nin korunması ve çevre bilincinin arttırılması amacıyla düzenlenen etkinliğe Çiftlikköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çarık, Çiftlikköy Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulu Müdürü İlhan Aydan, Siteler Mahallesi Muhtarı Ayhan Yılmaz, Belediye İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Emine Yeşim Aras, öğrenciler ve belediye çalışanları katıldı. Sahil şeridi boyunca çevre temizliği yapılarak kıyılarda bulunan atıklar toplanırken, katılımcılar da gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmanın önemine dikkat çekti. Çiftlikköy Belediyesi olarak doğayı ve çevreyi korumaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Başkan Yele, “Çiftlikköy sahilinde hepimiz yürüyüş yapıyor, çocuklarımızla, ailemizle, dostlarımızla vakit geçiriyoruz. Burası bize çok kıymetli bir gerçeği hatırlatıyor. Marmara Denizi sadece kıyısında yaşadığımız bir deniz değil. Korumakla sorumlu olduğumuz ortak bir yaşam alanı. Biz Çiftlikköy Belediyesi olarak kıyı alanlarımızın temizlenmesi ve sahillerimizin korunması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki insan eliyle toplanmakla bitecek bir kirlilikle karşı karşıya değiliz. Asıl mücadele kirletmemekle başlıyor” dedi. Çiftlikköylülere ve Marmara Denizi kıyısında yaşayan herkese çağrıda bulunan Başkan Yele, “Lütfen sahillerimize, denizimize ve doğamıza çöp atmayalım. Denizimize ve çevremize sahip çıkalım. 8 Haziran Marmara Denizi Günü vesilesiyle, “Marmara hepimizin” diyerek başlatılan farkındalık hareketine hep birlikte destek olalım. Unutmayın, Marmara hepimizin” ifadelerini kullandı.

Marmara alarm veriyor! Mikroplastik kirliliğinde büyük artış Haber

Marmara alarm veriyor! Mikroplastik kirliliğinde büyük artış

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırılıyor. Projenin ara raporuna göre, çalışma kapsamında Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. İncelenen örneklerde mikroplastik dağılımı, kirletici yükü ve radyoizotop tarihlemesine ilişkin ilk bulgular yer alıyor. Çalışmaların sonraki aşamasında polimer karakterizasyonu ve metal kirliliğine yönelik analizler sürdürülecek. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yürütücülüğünde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından "ahtapot" adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı. ÇINARCIK ÇUKURU'NDA DİKKATİ ÇEKİCİ BULGULAR ELDE EDİLDİ Güven, Marmara Denizi'nin, tek bir ülkenin yönetiminde olması nedeniyle insan faaliyetlerinin etkilerini izlemek açısından dünyadaki birçok denize göre daha kontrollü ve özel bir araştırma alanı sunduğunu söyledi. Projede ilk etapta Marmara Denizi'nin farklı baskılar altındaki bölgelerini temsil edecek örnekleri açtıklarını belirten Güven, "İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik" ifadelerini kullandı. Mustafa Turan

Marmara Denizi’nin altındaki dev araştırmada ikinci perde Haber

Marmara Denizi’nin altındaki dev araştırmada ikinci perde

Marmara Bölgesi'nin deprem riskini en yakından hisseden illerinden biri olan Yalova’yı doğrudan ilgilendiren bilimsel araştırmada kritik bir aşamaya gelindi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Japon araştırma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, Marmara Denizi tabanına yerleştirilen deniz dibi sismometrelerinin (OBS) toplanma süreci başlatıldı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi ile yürütülen çalışmalar, Yalova açıklarını da kapsayan fay hattı segmentlerindeki hareketliliği gün yüzüne çıkaracak. Haziran 2025'te deniz tabanına yerleştirilen bu hassas cihazlar, özellikle 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’ne ilişkin sismik aktiviteyi saniye saniye kaydetti. Japonya Deniz-Yer Bilimi ve Teknoloji Ajansı (JAMSTEC) ve NIED ekiplerinin katılımıyla toplanan bu veriler, depremin mekanizmasını ve fay hattındaki stres birikimini daha net ortaya koyacak. Yalova gibi kıyı şeridinde yer alan yerleşim yerleri için hayati önem taşıyan bu analizler, bölgenin deprem tehlikesine yönelik sismik risk haritalarının güncellenmesini sağlayacak. "Fay hatlarının davranışını yakından izliyoruz" Bilim insanları, deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerin, karadaki istasyonlara oranla fay hatlarındaki mikro hareketleri çok daha hassas ölçebildiğini vurguluyor. Marmara Denizi’nin altındaki sismik ağın bir parçası olan OBS cihazları, olası deprem senaryolarının bilimsel temellerini oluşturuyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından elde edilecek bulgular, Yalova ve çevresindeki yapı stokunun planlanmasından afet hazırlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik edecek. Türk ve Japon uzmanların koordineli çalışmasıyla yürütülen veri toplama süreci, Marmara Denizi’nin depremselliğini anlamada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olarak kabul ediliyor. Elde edilen bilimsel verilerin, sadece sismoloji dünyasına değil, bölge halkının güvenliği için geliştirilen stratejilere de doğrudan katkı sunması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.