Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Denizi

Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır” Haber

Başkan Gürel, “Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır”

Yalova’da çevre bilincini artırmak ve zengin doğal mirası korumak amacıyla geleneksel hale getirilen Ekofest, bu yıl da büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Festivalin açılışı, Yalova Vali Konağı önünden start alan ve bando takımı eşliğinde ilerleyen yoğun katılımlı bir kortej yürüyüşü ile yapıldı. Katılımcıların çevre temalı dövizlerle yürüdüğü kortej, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Korteje Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın, Kont Konseyi Başkanı Kenan Engin, İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) çevre odaklı stantlar açtığı meydanda, festival heyecanı çeşitli etkinliklerle sürdürüldü. Meydanda toplanan kalabalığa seslenerek günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, 5 Haziran Çevre Haftası ile 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nün bir arada kutlanmasının önemine değindi. Marmara Denizi’nin kirletilmeden temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Başkan Gürel, "Bildiğiniz üzere 5 Haziran, Çevre Haftası’nın başladığı özel bir gün. Bugün aynı zamanda 8 Haziran Marmara Denizi Günü olması vesilesiyle de büyük bir heyecan içerisindeyiz. Bu haftadaki temel amacımız hem çocuklarımıza çevre duyarlılığını aşılamak hem de tüm vatandaşlarımızda bir farkındalık oluşturarak bu haftanın önemini vurgulamaktır. Marmara Denizi, sadece kıyısında yaşayan insanların değil, hepimizin ortak mirasıdır. Gelecek nesillere, içinde tüm canlıların sağlıkla yaşayabildiği tertemiz bir deniz bırakabilmek için ona hep birlikte sahip çıkmalıyız. Çevre Haftası kapsamında; sıfır atık, geri dönüşüm ve doğamızın korunması için hep beraber çalışacağız. Plastik, kağıt, metal ve cam gibi atıkları evlerimizde mutlaka ayrıştırmalıyız. Bu atıklar ayrı ayrı toplanacak ve geri dönüştürülecek. Ağaçlarımızı ve doğamızı korumalıyız. Çevre Haftamız ve Marmara Denizi Günümüz kutlu olsun. 4 yıldır başarıyla sürdürdüğümüz Eko-Fest’e katkılarından dolayı ana sponsorumuz Setur Marina yetkililerine, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanlarımıza, destek veren okullarımıza, öğretmenlerimize, öğrenci kardeşlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ederim” dedi. Başkan Mehmet Gürel’in konuşmasının ardından, festivale katılan okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sıra dışı bir etkinlik gerçekleştirildi. Evsel atık malzemelerin geri dönüştürülmesiyle tasarlanan kıyafetlerin sergilendiği çevre defilesi, meydandaki izleyicilerden büyük alkış topladı. Programın son bölümünde ise Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, festivale sundukları kurumsal katkılardan dolayı Setur Marina Genel Müdürü Ümit Gölgeci’ye teşekkür plaketi takdim etti. Festival, meydandaki stantların incelenmesi ile tamamlandı.

Çiftlikköylüler Marmara Denizi için bir araya geldi Haber

Çiftlikköylüler Marmara Denizi için bir araya geldi

Marmara Denizi’nin korunması ve çevre bilincinin arttırılması amacıyla düzenlenen etkinliğe Çiftlikköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Çarık, Çiftlikköy Şehit Ömer Halisdemir Ortaokulu Müdürü İlhan Aydan, Siteler Mahallesi Muhtarı Ayhan Yılmaz, Belediye İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Emine Yeşim Aras, öğrenciler ve belediye çalışanları katıldı. Sahil şeridi boyunca çevre temizliği yapılarak kıyılarda bulunan atıklar toplanırken, katılımcılar da gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmanın önemine dikkat çekti. Çiftlikköy Belediyesi olarak doğayı ve çevreyi korumaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Başkan Yele, “Çiftlikköy sahilinde hepimiz yürüyüş yapıyor, çocuklarımızla, ailemizle, dostlarımızla vakit geçiriyoruz. Burası bize çok kıymetli bir gerçeği hatırlatıyor. Marmara Denizi sadece kıyısında yaşadığımız bir deniz değil. Korumakla sorumlu olduğumuz ortak bir yaşam alanı. Biz Çiftlikköy Belediyesi olarak kıyı alanlarımızın temizlenmesi ve sahillerimizin korunması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki insan eliyle toplanmakla bitecek bir kirlilikle karşı karşıya değiliz. Asıl mücadele kirletmemekle başlıyor” dedi. Çiftlikköylülere ve Marmara Denizi kıyısında yaşayan herkese çağrıda bulunan Başkan Yele, “Lütfen sahillerimize, denizimize ve doğamıza çöp atmayalım. Denizimize ve çevremize sahip çıkalım. 8 Haziran Marmara Denizi Günü vesilesiyle, “Marmara hepimizin” diyerek başlatılan farkındalık hareketine hep birlikte destek olalım. Unutmayın, Marmara hepimizin” ifadelerini kullandı.

Marmara alarm veriyor! Mikroplastik kirliliğinde büyük artış Haber

Marmara alarm veriyor! Mikroplastik kirliliğinde büyük artış

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ortaklığında gerçekleştirilen TÜBİTAK 1001 projesi ile Marmara Denizi'nin kirlilik tarihi araştırılıyor. Projenin ara raporuna göre, çalışma kapsamında Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment karotlarının ilk analizleri sonuç verdi. İncelenen örneklerde mikroplastik dağılımı, kirletici yükü ve radyoizotop tarihlemesine ilişkin ilk bulgular yer alıyor. Çalışmaların sonraki aşamasında polimer karakterizasyonu ve metal kirliliğine yönelik analizler sürdürülecek. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven'in yürütücülüğünde geçen yıl başlatılan projede, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsüne ait Bilim-2 araştırma gemisiyle deniz tabanından "ahtapot" adı verilen karot cihazı kullanılarak 40-50 santimetre uzunluğunda sediment örnekler çıkarıldı. ÇINARCIK ÇUKURU'NDA DİKKATİ ÇEKİCİ BULGULAR ELDE EDİLDİ Güven, Marmara Denizi'nin, tek bir ülkenin yönetiminde olması nedeniyle insan faaliyetlerinin etkilerini izlemek açısından dünyadaki birçok denize göre daha kontrollü ve özel bir araştırma alanı sunduğunu söyledi. Projede ilk etapta Marmara Denizi'nin farklı baskılar altındaki bölgelerini temsil edecek örnekleri açtıklarını belirten Güven, "İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, Marmara'nın en derin noktası olan Çınarcık Çukuru, İmralı Baseni ve Marmara'nın orta kesiminden alınan sediment karotlarında mikroplastiklerin dikey dağılımını ve karakterizasyonunu inceledik. Özellikle yoğun sanayi, nüfus ve tatlı su girdilerinin etkisindeki İzmit Körfezi ile Karadeniz kaynaklı akıntıların taşıdığı yükün toplandığı Çınarcık Çukuru'nda dikkati çekici bulgular elde ettik" ifadelerini kullandı. Mustafa Turan

Marmara Denizi’nin altındaki dev araştırmada ikinci perde Haber

Marmara Denizi’nin altındaki dev araştırmada ikinci perde

Marmara Bölgesi'nin deprem riskini en yakından hisseden illerinden biri olan Yalova’yı doğrudan ilgilendiren bilimsel araştırmada kritik bir aşamaya gelindi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Japon araştırma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, Marmara Denizi tabanına yerleştirilen deniz dibi sismometrelerinin (OBS) toplanma süreci başlatıldı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi ile yürütülen çalışmalar, Yalova açıklarını da kapsayan fay hattı segmentlerindeki hareketliliği gün yüzüne çıkaracak. Haziran 2025'te deniz tabanına yerleştirilen bu hassas cihazlar, özellikle 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’ne ilişkin sismik aktiviteyi saniye saniye kaydetti. Japonya Deniz-Yer Bilimi ve Teknoloji Ajansı (JAMSTEC) ve NIED ekiplerinin katılımıyla toplanan bu veriler, depremin mekanizmasını ve fay hattındaki stres birikimini daha net ortaya koyacak. Yalova gibi kıyı şeridinde yer alan yerleşim yerleri için hayati önem taşıyan bu analizler, bölgenin deprem tehlikesine yönelik sismik risk haritalarının güncellenmesini sağlayacak. "Fay hatlarının davranışını yakından izliyoruz" Bilim insanları, deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerin, karadaki istasyonlara oranla fay hatlarındaki mikro hareketleri çok daha hassas ölçebildiğini vurguluyor. Marmara Denizi’nin altındaki sismik ağın bir parçası olan OBS cihazları, olası deprem senaryolarının bilimsel temellerini oluşturuyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından elde edilecek bulgular, Yalova ve çevresindeki yapı stokunun planlanmasından afet hazırlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik edecek. Türk ve Japon uzmanların koordineli çalışmasıyla yürütülen veri toplama süreci, Marmara Denizi’nin depremselliğini anlamada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olarak kabul ediliyor. Elde edilen bilimsel verilerin, sadece sismoloji dünyasına değil, bölge halkının güvenliği için geliştirilen stratejilere de doğrudan katkı sunması bekleniyor.

Armutlu'daki dev projede sona yaklaşılıyor Haber

Armutlu'daki dev projede sona yaklaşılıyor

Marmara Denizi’nin stratejik noktalarından biri olan Armutlu’da, balıkçıların ve denizcilerin güvenliğini en üst seviyeye çıkaracak dev yatırımlarda geri sayım başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yaklaşık 100 milyon TL maliyetli Armutlu Limanı Yenileme Projesi’nde ekipler, zorlu saha şartlarına rağmen mesaisini aralıksız sürdürüyor. Geçmiş yıllarda meydana gelen şiddetli fırtınalarda hasar gören liman yapısının tamamen modernize edildiği projede, fiziki gerçekleşme oranında büyük yol kat edildi. Projenin teknik detayları, Armutlu’nun sadece bir barınak değil, bölgenin en güvenli limanlarından birine kavuşacağını gösteriyor. Zemin sağlamlaştırma ve mendirek (dalgakıran) duvarlarının güçlendirilmesi çalışmalarının merkezinde, deniz tabanına çakılan 160'tan fazla dev kazık sistemi yer alıyor. Bu teknolojik altyapı sayesinde liman, olası sert hava koşullarına ve dalga baskısına karşı tam korumalı hale getiriliyor. Hedeflenen çalışmalar tamamlandığında, Armutlu Balıkçı Barınağı Marmara Bölgesi’ndeki küçük ölçekli limanlar arasında modern donanımıyla örnek gösterilecek. Bölgedeki kalkınma hamlesi sadece denizle sınırlı kalmıyor. Liman projesine paralel olarak, Armutlu ile Esenköy arasındaki ulaşımı büyük oranda rahatlatacak olan tünel ve viyadük çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Karayolu ve denizyolu projelerinin bir bütün olarak tamamlanmasıyla birlikte, Armutlu’nun hem lojistik hem de turizm potansiyelinin katlanması bekleniyor. Yetkililer, liman ve barınak güçlendirme çalışmalarında planlanan takvimin aksatılmadan yürütüldüğünü bildirdi. 2026 yılı içerisinde kurdele kesilerek hizmete açılması planlanan dev tesis, bölge balıkçısının en büyük sorunu olan güvenli barınma ihtiyacını kökten çözecek. Modernizasyon sayesinde liman kapasitesinin de daha verimli kullanılacağı ve yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlanacağı vurgulandı.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan deprem senaryolarına çarpıcı açıklamalar “Büyük Marmara Depremi masada değil” Haber

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan deprem senaryolarına çarpıcı açıklamalar “Büyük Marmara Depremi masada değil”

Uzman isim, İstanbul’un yanı sıra Yalova, Kocaeli ve çevresini de yakından ilgilendiren Marmara fay sistemi hakkında yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi. “7 VE ÜZERİ DEPREM İÇİN YETERLİ ENERJİ YOK” Marmara Denizi içerisindeki bazı fay segmentlerinde büyük deprem oluşturacak düzeyde enerji birikimi bulunmadığını öne süren Üşümezsoy, özellikle Adalar hattı için net konuştu. Prof. Dr. Üşümezsoy, bu segmentin büyük bir kırılma oluşturacak stres seviyesine ulaşmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Adalar segmentinde 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem oluşturacak yeterli enerji yok. Bu hattın büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesi bilimsel verilerle örtüşmüyor.” “BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ SENARYOSU ARTIK GEÇERLİ DEĞİL” Üşümezsoy, Kuzey Marmara Fayı üzerinden sıkça dile getirilen “büyük İstanbul depremi” beklentisinin güncel fay verileriyle uyuşmadığını savundu. Özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında oluşturulan bazı fay modellerinin hatalı olduğunu öne süren Üşümezsoy, bu modeller üzerinden korku temelli senaryolar üretildiğini ifade etti. YALOVA VE GÜNEY MARMARA VURGUSU Açıklamalarında yalnızca İstanbul’a değil, Yalova ve Güney Marmara hattına da değinen Üşümezsoy, bölgedeki deprem riskinin yanlış senaryolarla değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Yalova’nın, 1999 depreminde ciddi şekilde etkilendiğini hatırlatan Üşümezsoy, bundan sonraki süreçte bilimsel gerçeklere dayalı mikro-bölgeleme çalışmalarının önemine dikkat çekti. Uzman isim, Yalova ve çevresinde yapı güvenliğinin fay senaryolarından bağımsız olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. “KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMADI” Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem yönetimi politikalarına da sert eleştiriler yöneltti. 1999’dan bu yana sürekli dile getirilen büyük deprem söylemleri üzerinden uluslararası fonlar sağlandığını iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların önemli bir kısmının amacına uygun kullanılmadığını savundu. Yanlış fay modelleri üzerinden politika üretildiğini ifade eden Üşümezsoy, bu durumun hem şehir planlamasını hem de halkın deprem algısını olumsuz etkilediğini söyledi. Mehmet Mirzacan Baran

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.