Osman Bektaş'tan ezber bozan Marmara depremi çıkışı
Osman Bektaş'tan ezber bozan Marmara depremi çıkışı
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 depreminin 27’nci yıl dönümünde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bektaş, “17 Ağustos 1999'dan 27 yıl sonra Marmara paradigması değişti” diyerek ihtimalleri sıraladı.
Haber Giriş Tarihi: 17.08.2026 10:53
Haber Güncellenme Tarihi: 17.08.2026 10:55
Kaynak:
Mustafa Turan
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde Marmara depremine ilişkin bilimsel paradigmanın tamamen değiştiğini duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken jeofizik verileri paylaşan Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın tek parça kırılarak 7'den büyük bir deprem üretmesi tezinin artık geçerliliğini yitirdiğini savundu. Ünlü deprem uzmanı, riskin tamamen ortadan kalkmadığını ve İstanbul'un savunma mekanizmalarının yine de en kötü senaryoya göre kurgulanması gerektiğini vurguladı.
MARMARA'DA 7'DEN BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI VAR MI?
Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos felaketinin üzerinden geçen 27 yılın ardından, Marmara Denizi altındaki fay hatlarına yönelik jeofiziksel tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Prof. Dr. Osman Bektaş, geçmiş yıllarda yapılan bilimsel tahminler ile günümüz verilerini kıyaslayarak dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Bektaş, bu düşen olasılık eğiliminin ardından, 2025 yılında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki orta ölçekli depremin bilim dünyasına çok kritik bir soru işareti bıraktığını ifade etti.
2025-2026 JEOFİZİK VERİLERİ TEK PARÇALI KIRILMAYI DESTEKLEMİYOR
Deprem biliminin uzun süredir odaklandığı "Ana Marmara Fayı tek parçada kırılacak ve 7'den büyük yıkıcı bir deprem üretecek" paradigmasının güncel veriler ışığında sarsıldığını belirten Prof. Dr. Bektaş, son iki yılın (2025-2026) jeofiziksel ölçümlerini işaret etti. Mevcut ölçümlerin bu teoriyi desteklemediğini belirten Bektaş, asıl odaklanılması gereken bilimsel soruyu şu şekilde formüle etti: "Ana Marmara Fayı gerçekten sadece İzmit Fayı gibi sürekli enerji mi biriktiriyor, yoksa biriktirdiği bu enerjiyi zaman içerisinde farklı büyüklüklerdeki depremlerle mi boşaltıyor?" Bektaş'a göre, Marmara'da geçen 27 yılın bilim dünyasına sunduğu en temel ders bu sorunun yanıtında gizli.
İSTANBUL RİSKİ KÜÇÜMSEMEMELİ
Elde edilen yeni jeofizik verilerinin ve tek parçalı kırılma tezinin zayıflamasının asla bir rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul için hayati bir uyarıda bulundu. Marmara paradigmasındaki bu bilimsel değişimin İstanbul’un taşıdığı riski küçümsemek anlamına gelmeyeceğini belirten ünlü jeolog, "Her şeye rağmen İstanbul’un depreme hazırlık düzeyi en üst derecede, yani 7'den büyük (M>7) bir deprem senaryosuna göre kalmalıdır" diyerek yerel yönetimlere ve vatandaşlara tedbiri elden bırakmama çağrısı yaptı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Osman Bektaş'tan ezber bozan Marmara depremi çıkışı
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 depreminin 27’nci yıl dönümünde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bektaş, “17 Ağustos 1999'dan 27 yıl sonra Marmara paradigması değişti” diyerek ihtimalleri sıraladı.
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde Marmara depremine ilişkin bilimsel paradigmanın tamamen değiştiğini duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken jeofizik verileri paylaşan Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın tek parça kırılarak 7'den büyük bir deprem üretmesi tezinin artık geçerliliğini yitirdiğini savundu. Ünlü deprem uzmanı, riskin tamamen ortadan kalkmadığını ve İstanbul'un savunma mekanizmalarının yine de en kötü senaryoya göre kurgulanması gerektiğini vurguladı.
MARMARA'DA 7'DEN BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI VAR MI?
Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos felaketinin üzerinden geçen 27 yılın ardından, Marmara Denizi altındaki fay hatlarına yönelik jeofiziksel tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Prof. Dr. Osman Bektaş, geçmiş yıllarda yapılan bilimsel tahminler ile günümüz verilerini kıyaslayarak dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Bektaş, bu düşen olasılık eğiliminin ardından, 2025 yılında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki orta ölçekli depremin bilim dünyasına çok kritik bir soru işareti bıraktığını ifade etti.
2025-2026 JEOFİZİK VERİLERİ TEK PARÇALI KIRILMAYI DESTEKLEMİYOR
Deprem biliminin uzun süredir odaklandığı "Ana Marmara Fayı tek parçada kırılacak ve 7'den büyük yıkıcı bir deprem üretecek" paradigmasının güncel veriler ışığında sarsıldığını belirten Prof. Dr. Bektaş, son iki yılın (2025-2026) jeofiziksel ölçümlerini işaret etti. Mevcut ölçümlerin bu teoriyi desteklemediğini belirten Bektaş, asıl odaklanılması gereken bilimsel soruyu şu şekilde formüle etti: "Ana Marmara Fayı gerçekten sadece İzmit Fayı gibi sürekli enerji mi biriktiriyor, yoksa biriktirdiği bu enerjiyi zaman içerisinde farklı büyüklüklerdeki depremlerle mi boşaltıyor?" Bektaş'a göre, Marmara'da geçen 27 yılın bilim dünyasına sunduğu en temel ders bu sorunun yanıtında gizli.
İSTANBUL RİSKİ KÜÇÜMSEMEMELİ
Elde edilen yeni jeofizik verilerinin ve tek parçalı kırılma tezinin zayıflamasının asla bir rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul için hayati bir uyarıda bulundu. Marmara paradigmasındaki bu bilimsel değişimin İstanbul’un taşıdığı riski küçümsemek anlamına gelmeyeceğini belirten ünlü jeolog, "Her şeye rağmen İstanbul’un depreme hazırlık düzeyi en üst derecede, yani 7'den büyük (M>7) bir deprem senaryosuna göre kalmalıdır" diyerek yerel yönetimlere ve vatandaşlara tedbiri elden bırakmama çağrısı yaptı.
Mustafa Turan
Kaynak: Mustafa Turan