Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Prof. Dr. Osman Bektaş

Prof. Dr. Osman Bektaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Prof. Dr. Osman Bektaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Osman Bektaş’tan Çınarcık- Adalar fayı için çarpıcı değerlendirme Haber

Osman Bektaş’tan Çınarcık- Adalar fayı için çarpıcı değerlendirme

Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar'ın güneyinde yaklaşık 10 kilometre derinliğe kadar gözlenen deprem sessizliğinin, Bohnhoff ve çalışma arkadaşlarının 2013 tarihli araştırmasında kilitli fay davranışıyla ilişkilendirildiğini aktardı. Fayın hareket etmeden gerilim biriktirdiği düşünülen bu kesimler, Marmara'daki deprem araştırmalarında önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. ÇINARCIK-ADALAR HATTINDA FARKLI DAVRANIŞLAR VAR Ancak Bektaş'a göre bölgenin tamamını aynı şekilde değerlendirmek doğru olmayabilir. Tarancıoğlu ve çalışma arkadaşlarının 2020'de yayımlanan araştırmasına dikkat çeken Bektaş, Çınarcık-Adalar fay zonunda hem sürünme (creep) gösteren hem de kilitli davranan kesimlerin bulunduğunu ifade etti. Bektaş, Çınarcık-Adalar bölgesinin yalnızca tamamen kilitli tek bir fay parçası olarak değil, fay hareketine karşı farklı direnç gösteren çukur ve sırtlardan oluşan heterojen ve parçalı bir sistem şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 1963'TEKİ 6,3'LÜK DEPREMİ ÖRNEK GÖSTERDİ Prof. Dr. Bektaş, 1963 yılında Adalar çevresinde meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremin de bölgedeki bu parçalı fay davranışıyla uyumlu olduğunu ifade etti. Bektaş'ın değerlendirmesi, Adalar Fayı'ndaki deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmezken, fayın bütün kesimlerinin aynı ölçüde kilitli olup olmadığına ilişkin bilimsel tartışmaya dikkat çekiyor. ADALAR'IN GÜNEYİNDE HANGİ BÖLGELER BULUNUYOR? Bektaş'ın işaret ettiği alan, Marmara Denizi'nde Adalar'ın güneyi ile Çınarcık havzası çevresindeki deniz içi bölgeyi kapsıyor. İstanbul'un Anadolu Yakası'nda Adalar, Kartal, Maltepe ve Pendik kıyılarının açığı, daha güneyde ise Yalova-Çınarcık açıkları bu coğrafyanın çevresinde yer alıyor. Mustafa Turan

Osman Bektaş’tan Marmara’nın fay yapısıyla ilgili ezber bozan açıklama Haber

Osman Bektaş’tan Marmara’nın fay yapısıyla ilgili ezber bozan açıklama

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, zemin yapısı ile derinlerdeki fay davranışlarının deprem enerjisinin birikiminde kritik rol oynadığını vurguladı. Bektaş’ın analizine göre Marmara Denizi’nin tabanı homojen bir yapıda değil. Yüzeydeki suya doygun zayıf sedimanlardan (çökellerden) derine, yani rijit kristalen temele doğru inildikçe fay kilitlenmesi ve sismik enerji birikimi artıyor. SÜRÜNME HAREKETİ ENERJİYİ TÜKETİYOR Ancak fayın 10 ila 20 kilometre derinliklerindeki kesimlerinde tespit edilen "creep" (fay sürünmesi) hareketi, biriken enerjinin bir kısmının sürekli ve sessizce harcanmasını sağlıyor. Bu yavaş kayma hareketi, fay üzerinde devasa bir enerji patlamasının önünü kesen doğal bir emniyet supabı görevi görüyor. Marmara’daki çukurlar ve sırtların fay hattı üzerinde doğal segment (parça) sınırları oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın düzensiz bir enerji birikim ve harcanma mekanizmasına sahip olduğunu belirtti. Fayın tek parça halinde devasa bir kırılma yaşamasını zorlaştıran bu yapıyı değerlendiren Bektaş, “Ana Marmara Fayı'nın bu düzensiz enerji birikimini ve harcanmasını öngören parçalı yapısı, fayın uzun ve tek parça halinde 7'den büyük kırılmasının önündeki önemli engellerden biri olabilir." Mustafa Turan

Prof. Osman Bektaş Çınarcık bölgesini işaret etti Haber

Prof. Osman Bektaş Çınarcık bölgesini işaret etti

Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Alman ve Japon bilim insanlarının Marmara Denizi'nde yaptığı çalışmalara dayanarak yaptığı daha önceki açıklamasında İstanbul depreminin savunulduğu gibi 7,4 büyüklüğünde olmayacağını söyleyerek ezber bozmuştu. İstanbul'da büyüklüğü 7'nin üzerinde bir deprem beklemediğini ifade eden Osman Bektaş, bu kez İstanbul depremin için özellikle Adalar–Çınarcık hattının çok önemli olduğuna dikkat çekti. DOĞUYA İLERLEYEN SİSMİK HAREKETLİLİK Prof. Osman Bektaş, Marmara’daki sismik hareketliliğin doğuya doğru ilerlemesinin Silivri’de meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremle başlamadığını ifade etti. Bektaş, bölgedeki bu hareketliliğin söz konusu depremden önce de gözlemlendiğini ve depremin ardından da devam ettiğini belirtti. Bektaş’ın değerlendirmesine göre Marmara’daki sismik hareketliliğin doğuya doğru ilerlemesi, bölgedeki deprem sürecinin dikkatle takip edilmesini gerektiren gelişmeler arasında yer alıyor. Uzman isim, hareketliliğin zaman içerisindeki seyrine dikkat çekerek İstanbul açısından gelecekteki deprem senaryosunun değerlendirilmesinde bu gelişmelerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. ADALAR FAYI ÇEVRESİNDE DİKKAT ÇEKEN HAREKETLİLİK Prof. Osman Bektaş’ın değerlendirmesinde öne çıkan bir diğer gelişme ise Adalar Fayı çevresindeki mikrodeprem hareketliliği oldu. Bektaş, 18-20 Ağustos tarihleri arasında bölgede yoğun bir mikrodeprem kümelenmesinin görüldüğünü ifade ederek, Adalar Fayı çevresindeki bu hareketliliğe dikkat çekti. Bektaş, Marmara’daki doğuya ilerleyen kırılma ile doğuya doğru stres transferinin yanı sıra Adalar çevresinde gözlenen mikrodeprem aktivitesinin de birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Uzman isim, söz konusu gelişmelerin ayrı ayrı değil, birbiriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. GÖZLER ADALAR- ÇINARCIK HAVZASINDA Prof. Osman Bektaş, doğuya ilerleyen kırılma, doğuya stres transferi ve Adalar çevresindeki mikrodeprem aktivitesinin birlikte değerlendirilmesiyle Adalar-Çınarcık zonunun öne çıktığını savundu. Bektaş’a göre bu üç gelişme, söz konusu bölgeyi İstanbul’un gelecekteki deprem senaryosu açısından kritik izleme alanlarından biri haline getiriyor. Bu değerlendirme doğrultusunda Bektaş, deprem hareketliliğinin izlenmesi açısından dikkatlerin Adalar-Çınarcık havzasına çevrilmesi gerektiğini belirtti. Uzman isim, bölgedeki gelişmelerin İstanbul’un gelecekteki deprem senaryosu kapsamında yakından takip edilmesinin önemine dikkat çekti. Mustafa Turan

Osman Bektaş’tan Marmara Depremi için yeni senaryo Haber

Osman Bektaş’tan Marmara Depremi için yeni senaryo

Geçtiğimiz günlerde Marmara Denizi'nde çok sayıda mikrodeprem gerçekleşmişti. Uzman isimler konuyla ilgili art arda açıklamalarda bulunurken, dikkatler de bu bölgeye dönmüştü. Prof. Dr. Osman Bektaş yeni değerlendirmelerinde dikkat çeken noktalara yer verdi. Ana Marmara fayının batı ve doğusunda 10 kilometre derinde sürünme olabileceğini belirten Bektaş, "Batıda, doğrudan fay üzerindeki ölçümler creep (sürünmeyi) destekliyor. Doğuda ise 8 km’lik genç sediman örtüsü, deniz tabanı ölçümlerinin (Lange, 2019) alttaki fayın gerçek hareketini ( creep) gizleyebilir" dedi. GERİLİMİN BİR BÖLÜMÜNÜ BOŞALTIYOR OLABİLİR Bektaş değerlendirmesinin devamında ise "Ancak, Adalar’daki 10 km’den derin mikrodepremler ise sürünmeye işaret ediyor. Bu sürünme/kayma, gerilimin bir bölümünü boşaltıyor olabilir" ifadelerini kullandı. İstanbul depremine yönelik yeni bulgular ve deprem riski ile değerlendirmede de bulunan Bektaş, "GU 2026’da sunulan denizaltı akustik ( ses dalgaları) ölçüm sonuçları, Kumburgaz Havzası batısında kilitli olduğu varsayılan fayın yılda 15 mm yavaşça kaydığını (creep) gösterdi" dedi. "DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ AZALABİLİR" Bektaş değerlendirmesinin devamında ise bu durumun depremin büyüklüğünü azaltabileceğini ve olası depremin 6 ve üzeri seviyede gerçekleşebileceğini ifade etti. Bektaş konuya ilişkin şunları söyledi: "Ancak, 8 km kalınlığındaki yumuşak sediman örtüsü fayın hareketini emdiği için derin creep oranı ölçülenden daha yüksek olabilir. İstanbul batısındaki derin sürünme devasa bir deprem enerjisi (sismik moment) birikimini engelleyeceği için deprem büyüklüğü de azalabilir.” Mustafa Turan

Osman Bektaş’tan Çınarcık Havzası’nda hareketlilik uyarısı Haber

Osman Bektaş’tan Çınarcık Havzası’nda hareketlilik uyarısı

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay hatlarıyla ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Bektaş, son 1-2 gün içerisinde Çınarcık Havzası'nın doğusunda bulunan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10-13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesinin dikkat çektiğini belirtti. YAVAŞ SÜRÜNME HAREKETİYLE İLİŞKİLİ OLABİLİR Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu hareketliliğin Adalar Fayı'nın derin kesimlerinde "creep" olarak adlandırılan yavaş sürünme hareketiyle ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Bektaş, bölgede gözlenen mikrodepremlerin yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte meydana geldiğini aktardı. Bektaş, Baştürk ve diğer araştırmacıların 2016 tarihli çalışmasına da atıfta bulunarak, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini ifade etti. 2025 SİLİVRİ DEPREMİYLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ? Bektaş, bölgede gözlenen hareketliliğin bir başka olası nedenine de dikkat çekti. Buna göre 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremi sonrasında oluşan stres değişimi, Adalar ve Çınarcık fayları çevresindeki mikrodeprem aktivitesini tetiklemiş olabilir. Bektaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Son 1–2 günde Çınarcık Havzası’nın doğusundaki Adalar Fayı ve batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10–13 km derinlikte mikrodeprem aktivitesi dikkat çekiyor. Baştürk vd. (2016), 1963 M6.3 Çınarcık depremini ~12 km derinlikte Adalar Fayı ile ilişkili konumlandırmıştı. 10-13 km derinlikteki mikrodepremler (Bohnhoff,2013), Adalar Fayı’nın derin kesiminde creep (sürünme) olasılığını destekleyen önemli bir gözlem olabilir. 2025 M6.2 Silivri depremi sonrası oluşan stres değişimi de bu aktiviteyi tetiklemiş olabilir” sözlerine yer verdi. Mustafa Turan

Osman Bektaş'tan ezber bozan Marmara depremi çıkışı Haber

Osman Bektaş'tan ezber bozan Marmara depremi çıkışı

Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde Marmara depremine ilişkin bilimsel paradigmanın tamamen değiştiğini duyurdu. Sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken jeofizik verileri paylaşan Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın tek parça kırılarak 7'den büyük bir deprem üretmesi tezinin artık geçerliliğini yitirdiğini savundu. Ünlü deprem uzmanı, riskin tamamen ortadan kalkmadığını ve İstanbul'un savunma mekanizmalarının yine de en kötü senaryoya göre kurgulanması gerektiğini vurguladı. MARMARA'DA 7'DEN BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI VAR MI? Türkiye'yi yasa boğan 17 Ağustos felaketinin üzerinden geçen 27 yılın ardından, Marmara Denizi altındaki fay hatlarına yönelik jeofiziksel tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Prof. Dr. Osman Bektaş, geçmiş yıllarda yapılan bilimsel tahminler ile günümüz verilerini kıyaslayarak dikkat çeken bir tablo ortaya koydu. Bektaş, bu düşen olasılık eğiliminin ardından, 2025 yılında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki orta ölçekli depremin bilim dünyasına çok kritik bir soru işareti bıraktığını ifade etti. 2025-2026 JEOFİZİK VERİLERİ TEK PARÇALI KIRILMAYI DESTEKLEMİYOR Deprem biliminin uzun süredir odaklandığı "Ana Marmara Fayı tek parçada kırılacak ve 7'den büyük yıkıcı bir deprem üretecek" paradigmasının güncel veriler ışığında sarsıldığını belirten Prof. Dr. Bektaş, son iki yılın (2025-2026) jeofiziksel ölçümlerini işaret etti. Mevcut ölçümlerin bu teoriyi desteklemediğini belirten Bektaş, asıl odaklanılması gereken bilimsel soruyu şu şekilde formüle etti: "Ana Marmara Fayı gerçekten sadece İzmit Fayı gibi sürekli enerji mi biriktiriyor, yoksa biriktirdiği bu enerjiyi zaman içerisinde farklı büyüklüklerdeki depremlerle mi boşaltıyor?" Bektaş'a göre, Marmara'da geçen 27 yılın bilim dünyasına sunduğu en temel ders bu sorunun yanıtında gizli. İSTANBUL RİSKİ KÜÇÜMSEMEMELİ Elde edilen yeni jeofizik verilerinin ve tek parçalı kırılma tezinin zayıflamasının asla bir rehavete yol açmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Osman Bektaş, İstanbul için hayati bir uyarıda bulundu. Marmara paradigmasındaki bu bilimsel değişimin İstanbul’un taşıdığı riski küçümsemek anlamına gelmeyeceğini belirten ünlü jeolog, "Her şeye rağmen İstanbul’un depreme hazırlık düzeyi en üst derecede, yani 7'den büyük (M>7) bir deprem senaryosuna göre kalmalıdır" diyerek yerel yönetimlere ve vatandaşlara tedbiri elden bırakmama çağrısı yaptı. Mustafa Turan

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.