16 Mayıs Uluslararası Çölyak Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Volkan Yılmaz, toplumda her 10 çölyak hastasından sadece birine tanı konulabildiğini belirterek, hastalığın çocukluktan erişkinliğe her yaşta sinsi bir şekilde ilerleyebileceği uyarısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 10:43
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 10:54
Kaynak:
YALOVA HAYAT
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Volkan Yılmaz, 16 Mayıs Uluslararası Çölyak Günü kapsamında, halk arasında glutene duyarlı bağırsak hastalığı olarak bilinen çölyak ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. Buğday, arpa ve çavdarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun gösterdiği aşırı hassasiyet sonucu gelişen hastalığın, bağışıklık sistemi kaynaklı kronik bir süreç olduğunu ifade eden Yılmaz, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekti. Çölyak hastalığının geniş ve değişken bir klinik tabloya sahip olduğunu belirten Dr. Volkan Yılmaz, hastalığın sinsi ilerleyişine vurgu yaptı. Uzun süren ishal, karın ağrısı, kansızlık, boy kısalığı, ergenlik gecikmesi ve kısırlık gibi son derece farklı belirtilerle seyredebileceğini aktaran Yılmaz, "Hastalığın bu değişken tablosu nedeniyle toplumda tanı konulabilen hastaların, gerçek hasta sayısının yalnızca onda birini oluşturduğu tahmin edilmektedir" dedi. Geçmeyen, yineleyen ve nedeni açıklanamayan her türlü sağlık sorununda çölyak hastalığının mutlaka akla gelmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Tanı süreci önce çölyak hastalığına özgü kan testleriyle başlamakta, ardından ince bağırsak biyopsisiyle kesinleştirilmektedir. Erken tanı, özellikle çocuklarda büyüme geriliğini önlemek ve kemik erimesi gibi uzun vadeli komplikasyonların önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır” dedi. Günümüzde çölyak hastalığının bilinen tek ve kesin tedavisinin ömür boyu sürdürülmesi gereken glutensiz diyet olduğunu vurgulayan Dr. Yılmaz, "Diyete tam uyum sağlayan hastaların büyük çoğunluğunda tüm şikâyetler düzelmekte ve yaşam kalitesi yeniden kazanılmaktadır. Çölyak bir engel değil, glutensiz bir yaşam tarzıdır. Hastalarımızın yaşam alanlarını ve beslenme düzenlerini bu hassasiyete göre planlamaları gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çölyakta tek tedavi ömür boyu glutensiz diyet
16 Mayıs Uluslararası Çölyak Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Volkan Yılmaz, toplumda her 10 çölyak hastasından sadece birine tanı konulabildiğini belirterek, hastalığın çocukluktan erişkinliğe her yaşta sinsi bir şekilde ilerleyebileceği uyarısında bulundu.
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Volkan Yılmaz, 16 Mayıs Uluslararası Çölyak Günü kapsamında, halk arasında glutene duyarlı bağırsak hastalığı olarak bilinen çölyak ile ilgili önemli uyarılarda bulundu. Buğday, arpa ve çavdarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun gösterdiği aşırı hassasiyet sonucu gelişen hastalığın, bağışıklık sistemi kaynaklı kronik bir süreç olduğunu ifade eden Yılmaz, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekti. Çölyak hastalığının geniş ve değişken bir klinik tabloya sahip olduğunu belirten Dr. Volkan Yılmaz, hastalığın sinsi ilerleyişine vurgu yaptı. Uzun süren ishal, karın ağrısı, kansızlık, boy kısalığı, ergenlik gecikmesi ve kısırlık gibi son derece farklı belirtilerle seyredebileceğini aktaran Yılmaz, "Hastalığın bu değişken tablosu nedeniyle toplumda tanı konulabilen hastaların, gerçek hasta sayısının yalnızca onda birini oluşturduğu tahmin edilmektedir" dedi. Geçmeyen, yineleyen ve nedeni açıklanamayan her türlü sağlık sorununda çölyak hastalığının mutlaka akla gelmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Tanı süreci önce çölyak hastalığına özgü kan testleriyle başlamakta, ardından ince bağırsak biyopsisiyle kesinleştirilmektedir. Erken tanı, özellikle çocuklarda büyüme geriliğini önlemek ve kemik erimesi gibi uzun vadeli komplikasyonların önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır” dedi. Günümüzde çölyak hastalığının bilinen tek ve kesin tedavisinin ömür boyu sürdürülmesi gereken glutensiz diyet olduğunu vurgulayan Dr. Yılmaz, "Diyete tam uyum sağlayan hastaların büyük çoğunluğunda tüm şikâyetler düzelmekte ve yaşam kalitesi yeniden kazanılmaktadır. Çölyak bir engel değil, glutensiz bir yaşam tarzıdır. Hastalarımızın yaşam alanlarını ve beslenme düzenlerini bu hassasiyete göre planlamaları gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Kaynak: YALOVA HAYAT