111220181-451

 
TURGUT AÇARİE-Posta : yalova@yalovahayat.com
KADINA İSLAM DEĞER VERİYOR
Yazarın diğer yazıları :
Tarih boyunca hem dindarlaşma, hem de modernleşme çalışmaları, hep kadınlar üzerinden yürütülmüştür. Bu sayede bir takım haklar kazanırken, en büyük zahmeti kadınlar çekmiş, faturayı da onlar ödemiştir. Asırlarca kadınlar mağduriyetler yaşamışlar.
Dinimizin kadına kazandırdığı değerleri doğru olarak değerlendirebilmek için, İslam’dan önceki durumuna bakmak gerekir. Eski Çin’de kadına, isim bile verilmez, numaralarıyla çağrılırdı. İngiltere’de 11. asra kadar kocalar, karılarını eşya gibi satabiliyordu. Kadın murdar bir varlık sayıldığından hayat boyu İncil’e el süremezdi. Hıristiyanlar asırlarca kadına şeytan gözüyle bakmışlardır. Yahudilikte kız çocuklar, babalarının evinde hizmetçiden farksızdı. Baba isterse onları satabilirdi. O dönemlerde Arabistan’da da durum farksızdı, belki daha da feci idi. Kadın tamamen şehvet vasıtası sayılır, hiçbir konuda fikir beyan edemezdi. Kız evlat, ailede yük ve utanma sebebi olup, diri diri toprağa gömülerek öldürülürdü.
İşte böyle bir ortamda İslam dini gelmiş ve kadının da insan olduğunu, Allah’a iman ve ibadet için yaratıldığını, kocasının hizmetçisi değil, ona eş olduğunu ilan etmiştir. Her konuda erkekle aynı haklara sahip olduğunu, kadın erkekten daha narin yapıda olsa da, üstünlüğün sadece takvada olduğunu beyan etmiştir.
Kadına verilen değerin daha iyi anlaşılması bakımından birkaç hadisi şerifi zikretmekte fayda görüyorum: “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” “Annelerin duası daha çabuk kabul olur.” “Bir kimsenin iki veya üç kızı, ya da kız kardeşi olsa ve onları güzel şekilde yetiştirip korursa, ona cennet vardır.” Bu hadisi şerifler, kadına karşı pozitif ayrımcılığın en güzel örnekleridir.
İslam’ın ilk yıllarında kadın çok önemli roller üstlenmiştir. Rasulüllah’a ilk inanan Hz. Hatice’dir. Din uğruna ilk şehit olan Hz. Sümeyye’dir. İlk günlerde İslam’a giren 11 yetişkinin 6’sı kadındır. İkinci Akabe Biatine gelen Medineli 15 kişiden ikisi yine kadındır. Kaybedilmek üzere olan Uhut Savaşı’nı zafere döndürenler de yine hanımlardır. En önemlisi, Peygamberimizin nesli, kızı vasıtasıyla devam etmiştir.
Vicdanımızın sesini dinleyerek, “Kadın ne ister” diye sorduğumuzda; “sevgi, bilgi ve ilgi ister” şeklinde, bir ses duyar gibi oluyoruz. Şu hususların da önemli olduğunu düşünüyorum. Kadın, iyi bir aileye sahip olmak ister. Eşinden dürüstlük, saygı ve anlayış bekler, mutlu olmak ister. Güzel giyinmeyi ve süslenmeyi arzu eder. Konuşmak, sohbet etmek ister. Sayısız emek ve hizmetlerine karşılık, küçük bir teşekkür bekler. Güvenmek, güvenilmek ve saygıya dayalı bir otorite ister. Eh bazen de küçük bir hediye bekler. Bütün bunlar insan olmanın gereği olan ve iyi bir Müslüman’a da çok yakışan masum isteklerdir. Diğer taraftan da bu talepler, mutlu olmanın sırları sayılırlar.
Birçok ülkede kadın aleyhine pek çok uygulamalar olmuştur, bugün de olmaya devam etmektedir. Kadınlar artık uğradıkları haksızlığı dile getirmekte ve yanlışların düzeltilmesini istemektedirler. Bu, son derece tabii bir haktır. Ancak bunu yaparken, kendileri de hata yapmaktan kaçınmalıdırlar. Bazıları maalesef hak aramayı feministlik anlayışı içinde intikam almaya, isyana ve hatta düşmanlığa kadar vardırmaktadırlar. Bir kısmı da suçu, dinde aramaya kalkışmakta ve işi din aleyhtarlığına çevirmektedirler. Her ikisi de son derece tehlikeli davranışlardır, bu ve benzeri yanlışlardan da aşırılıklardan da sakınılmalıdır.
Aslında kadın ve erkeğin birbirini dinlemesi, anlaması, tanıması ve karşılıklı hak ve görevlerini kabul etmesi halinde, hiçbir çatışmaya gerek kalmayacak, fertte ve cemiyette huzur hâkim olacaktır. Şu kısacık dünya hayatında, mutluluğu birbirimize çok görmeyelim.





Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır
Henüz yorum eklenmemiş.
 
  KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ANKET
yok
yok


© Copyright 2004-2018 Yalovahayat.Com
Tüm hakları saklıdır.
Code By Asilweb


Yalova Hayat'ta kullanılan resim ve fotoğraflar hiç bir şekilde, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılır.