Yalova Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin yaklaştığı bu günlerde guruplarda hummalı bir çalışma başladı. Yalova Ticaret ve Sanayi Odasının meclis yönetimine girmek isteyenler harıl harıl çalışıyor. Nerede ise tamamı kayıtlı faal üyelere giderek oy istiyorlar. Doğrusu bu, Allah çalışmayana vermez çalışmak lazım.
Ben, Yalova Ticaret ve Sanayi Odasına seçilecek olan insanlarda bazı meziyetlerin olmasını isterim. İsmi üstüne Yalova Ticaret ve Sanayi Odası. O halde ilk önce liyakat, dürüstlük, sözünde durma gibi toplumun istediği insan olması lazım. Geçen seçim dönemlerinde çok iyi hatırlıyorum elinde iki telefon, yumruk gibi kırmızı kravat, etrafa hava atan ve meclise seçilenlere bir bakalım. Toplantılara bir gelmişse iki gelmemiş. Toplantılarda konular hakkında görüş var mı, maalesef. Ee be kardeşim sen Yalova Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminde olsan ne olur olmasan ne olur. Oldun da ne verdin? Hiç. O halde şimdi neden aday olmak istiyorsun?
İkinci bir konu buraya aday olacak kişiler mutlaka esnaftır. Ticaretle meşguldür ki Yalova Ticaret ve Sanayi Odasının üyesi olmuşlar. Bu kişilere birbirilerini karalamak, belden aşağı konuşmak hiç yakışmaz. Ayrıca ayıptır. Sonuçta Yalova küçük bir il. Hepimiz birbirimizi tanıyoruz daha da ileri giderek herkes birbirinin soyunu sopunu tanıyor. Bunlara gerek yok. Karşındakine saygı duymazsan sen de saygı göremezsin.
Yalova Ticaret ve Sanayi Odasına seçilmek insana itibar kazandırmaz. Eğer sen itibarlı, saygılı bir insansan Yalova Ticaret ve Sanayi Odasının saygınlığı artar yoksa Yalova Ticaret ve Sanayi Odasının ne yaptırım gücü var ki. Eğer başarılı yönetimler gelmediği müddetçe Yalova Ticaret ve Sanayi Odası yetki belgesi verir, sicil kaydı tutar, bir iki konuşmacı getirir, birkaç yemek yapar, başka aklıma bir şey gelmiyor. Onun için arkadaşlar, odaya, toplumda kariyer yapmış, iyi ve akıllı projeler üretebilen, vizyonu olan arkadaşları bulup seçmek lazım. Bizim çocuk olmak, seçilmek için bence yeterli değil, bu insanları toplumda bulup teşvik etmezsek bu adamlar buralara asla girmezler. Teşvik edeceksiniz. Yapmazsanız o zaman da şikayet etmeye hakkınız olmaz. Seçilene saygı göstereceksiniz.
Yukarıda yazmaya çalıştığım şeyler siyaset için de geçerlidir. Şimdi bakıyorum il başkanlığı seçimleri yakında olacak. Her üyenin il başkanı adayı olmaya hakkı var. Fakat bunların içinden kendini ispatlamış, geçmişi temiz, toplum tarafından saygı gören, oturmasını, kalkmasını, konuşmasını bilenler arasından en iyisi seçilecek. Yoksa şartlar arasında çok parası olan, birkaç fakülte bitiren diye bir ayrım yok. Siyasette seçilmiş olanlar hep topun ağzındaki kişiler olur. Çünkü onların yerine gelmek isteyenler var onlar elenecek ki yerlerine gelebilsinler. Fakat gördük, yaşadık. Bunların hepsi giderse yerleri dolmuyor. Yerlerine birileri geliyor fakat bir dönem bile kalamıyorlar. Birilerinin uydusu oluyorlar ve/veya parmak kaldır/parmak indir, geçildikleri yere hiçbir katkı yapmıyorlar. O zaman da şikayet etmeye başlıyoruz.
Hani bir tabir vardır; sütün neyse kaymağın da odur. Demek ki bizim sütlerden bu kadar kaymak çıkıyor. Bu bizim çocuktur geleneğini bırakmadan bu işler ne siyasette ne de sivil toplum örgütlerinde değişmez.
Yorum Ekle
Yorumlar
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hikmet DUMANTEPE
YALOVA TİCARET VE SANAYİ ODASI SEÇİMLERİ