Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

EVET Mİ, HAYIR MI

Yazının Giriş Tarihi: 10.08.2010 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.08.2010 00:00
Anayasa değişikliği için geri sayım başladı. Cumhuriyet tarihi boyunca halk ilk defa bir anayasa değişikliği yapacak amma? Ne yazık ki siyasi partiler bu konuda anlaşamadı. İktidar partisi önce gelin beraber yapalım dedi durdu. Muhalefet partileri bir tarafından çekerek katılmadılar. Sonuç, Ak Partisi evet, diğerlerinin tamamı hayır. Hemen hatırlatmakta fayda var bu kararları partilerin genel idare kurulları almış. Halk bunlara itibar eder mi etmez mi bilmem. Fakat ben Taşköprü Sanayi Sitesi Başkanıyım. Yıllarca da siyasetin içinde kaldım gördüğüm. Manzara halk, yani partililer Genel Merkezlerin aldığı kararları dinlemiyor, ciddiye almıyor. Çok yakından biliyorum, adam halk partili, ben evet vereceğim diyor, aynı durum MHP için de DP için de geçerli. Bu kararı neye dayanarak aldılar diyorlar. Muhalefet partileri iki maddenin dışında değişikliği onaylıyorlar. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu ile Anayasa Mahkemesi üyelerinin atamaları. Ne var bunlarda bu güne kadar Anayasa Mahkemesi’nden bütün siyasi partiler özellikle de iktidar olanlar şikâyetçi değil miydi? Şimdi ne oldu bir siyasi partinin güdümünde olacaklarmış. Allah Allah bu zamana kadar nerdeydiler, kimin tarafındaydılar. Geçin bunları Türkiye bir sivil anayasa yapma şansını (geniş katılımlı) kaçırdı, sen ben yüzünden. Bir de olaya siyasi açıdan bakalım. Ak Parti evet diyor onun dışındakilerin tamamı hayır. Peki sorarım sizlere, eğer bu oylama evet çıkarsa bu partiler ne yapacaklar. Bir yıl sonra seçim var, evet verip partisine kızanlar ilk seçimde oylarını nereye verecekler zannediyorsunuz. Ben söyleyeyim Ak Parti’ye. Hayır demekle sizin bunda kârınız siyaseten ne oldu. Hatta az farkla hayır çıksa bile bu yazdığım senaryo devreye girecek insanları zorla Ak Partili yapacaksınız. Bakın eski solcular, adamlar hapislerde yatmış, işkence görmüş. Bunları yapanlardan intikam almak istiyorlar, hesap sormak istiyorlar, bu fırsat ellerine bir daha geçer mi? Partiyi kim dinler. Aynı durum sağcılar için de geçerli. Hapislerde yatanlar, hem de hiç suçu yokken işkence çekenler, ölenler, bütün bunların yakınları ne yani hayır mı vereceklerini sanıyorsunuz. Bu zamana kadar karşılaştığım kişilerden hiç biri hayır demedi. Genel Merkez politikaları bizi ilgilendirmez, evet vereceğiz diyorlar. Siyasi partilerin Genel Merkezleri halkı 1980’lerin seçmeni ne dersek harfiyen uyar zannediyorlar. Yok, beyler, o seçmen tamamen ortadan kalktı. Yeni jenerasyon her kararınızı sorguluyor, sokaktaki halk diyor ki neden benim partim bu Anayasa değişikliğine destek vermedi de şimdi hayır diyor. İşin başka bir boyutu var. Hayır diyenler söyleyecek laf bulamıyorlar, slogan üretemiyorlar. Yoksulluk, yolsuzluk, Allah aşkına siz nerede yaşıyorsunuz. Yoksulluk diyorsun, Yalova’da eski araç yok, ayrıca da araba park edecek yer bulamıyorsunuz. Hiç yamalı gezen gördünüz mü? Dikkatimi çeken başka bir olay oldu geçenlerde. Yalova’nın bir köyüne düğüne gittim. Köydeki halkın özellikle de genç kızlara baktım hepsi bakımlı, eski elbisesi olana rastlamadım. Siz hangi yoksulluktan bahsediyorsunuz. İşsizlik evet ama yoksulluk hayır. Çok büyük bir bölüm SSK’dan emekli. Hiç almazsa 700 TL alıyor, ayrıca mutlaka bir yerde çalışıyor. Burada çalışan yoksul değil. Yolsuzluk kelimesini yıllardır duyarım fakat hiç yargılanıp ceza alanını görmedim. Seçim bittimi söylem ortadan kalkıyor. O parti gidiyor yeni gelen parti için aynı söylem başlıyor. Memleketi yiyorlar. Beyler artık bunlara hiç kimse inanmıyor. Bir iki örnek vereyim; zamanın başbakanlarından çok beğendiğim benim de genel başkanım olan Tansu Çiller hanımefendi için yazılanlar, çizilenler hala kulaklarımda. Ne oldu Başbakanlıktan Genel Başkanlıktan gitti her şey bitti. Yıllardır vekil bile değil o söylemleri yazanlar söyleyenler neredesiniz. Demek ki hepsi palavraymış, gayeleri onu iktidardan düşürmekmiş. Başardınız fakat elinizde ne var. Aynı durum Mesut Yılmaz için de geçerli. Ben kendisine hiçbir zaman oy vermedim ama o da boşta kaldı hiçbir şey olmadı. Demek ki söylemlerin tamamı yalanmış. Bakın hırsız olmayana hırsız derseniz iftira atarsanız. Bunun bir gün hesabı sorulur. Hani bir atasözü vardır: alma garibin ahını çıkar aheste aheste. Şaşırdığım başka bir isim var, hayatımın büyük bir bölümünde bana genel başkanlık yapmış 6 kere gitmiş 7 kere gelmiş darbelerden en çok şikayetçi olan kişi Süleyman Demirel. Şaşırmamak mümkün değil. Her sıkıştığında darbelerden zarar gördüğünü anlatan Demirel, hayır diyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Evet, bakalım halk ne diyecek. Başta da anlatmaya çalıştığım gibi bu işten evet de çıksa hayır da çıksa en kârlı Ak Parti çıkacak gibi görünüyor. Şayet ezici bir çoğunlukla hayır çıkmazsa. Bekleyelim görelim.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.