Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

IŞİD’İN YERİNİ YENİ IŞİDLER Mİ ALACAK?

Yazının Giriş Tarihi: 24.10.2016 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.10.2016 00:00
Merhum Özal’lı yıllardan, yani Körfez Savaşı’nın yaşandığı dönemden bugün aynı coğrafyada yaşanılan olaylara bakıldığında, bundan sonraki yıllarda da her iklimde aktörlerin aynı, sadece vekalet edenlerin değiştiği görülecektir. 11 Eylül saldırıları sonrası ABD’nin ilan ettiği “Bush Doktrini” ile sözde küresel teröre savaş açılmış, “önleyici vuruş” politikasıyla tüm terör odaklarının yok edilmesi planlanmıştı. Bu vesile ile Kuzey Irak’ın geleceği dünyanın gündemine otururken, bu konu en fazla Türkiye’nin ulusal güvenliğini ilgilendiriyordu. ABD’nin 2003 yılında başlattığı Irak Savaşı Büyük Orta Doğu Projesi’ne nizam verme projesinin ilk adımıydı. Halen bu süreç Arap Baharı vesilesi ile Suriye ve Irak’taki gökten “paraşütle” inen terör gruplarının imha süreci ile devam ediyor. İngilizler için Musul, “Kürdistan” siyaseti için önemliydi Uygarlığın beşiği Mezopotamya ve bilhassa Musul, büyük aktörlerin Orta Doğu coğrafyasında petrol kaynakları için rekabet içinde olduğu bir bölgeydi. İngilizlerin Mezopotamya bölgesine olan ilgisinin özünde Musul sınırları ve kapsadığı alanda yer alıyordu. İngilizlerin gözünde Musul, “Güney Kürdistan’ın” bir parçası, dolayısıyla “Kürdistan” siyaseti oluşmadan Musul’un akıbeti belirsiz kalacaktı. Neticede Musul sorunu ile Kürdistan sorunu birbirine eklemlenmiş bir politika şeklinde batı tarafından servis ediliyordu. IŞİD sonrası yeni IŞİD’ler mi türeyecek? Irak ordusuna ait 30 bin asker, 3 bin Perşmerge kuvvetleri, Türkiye’nin Başika’da eğittiği Ninova Bekçileri, Saddam rejimine bağlı askerlerden oluşan Nakşibendi ordusu Şii milis gücü Haşdi Şabi ve 36 ülkenin katıldığı koalisyon güçlerinin havadan destek verdiği operasyon ile Musul’u IŞİD’ten temizleme harekatı başladı. Rusya’nın da dikkatle izlediği süreçte Irak’ın en büyük ikinci kenti olan Musul’dan IŞİD temizlenerek örgüte büyük darbe vurulması planlanıyor. Türkiye ise sonradan koalisyon güçlerinin hava operasyonlarında yer almaya başladı. Musul harekâtının kısa vadede biteceğinin düşünülmemesi gerektiğinin en büyük nedeni her ne kadar IŞİD bazı bölgelerden çok kolay çekilse de sanki IŞİD sonrası başka bir terör örgütüne yer açılacağı izlenimi veriliyor. Haşdi Şabi’nin amacı nedir? Irak’ta Saddam rejiminin devrilmesinden bu yana ülkede siyasi bütünlük sağlanamamış, en büyük nedeni ise mezhep temelli politikalar olmuştur. Irak ve Suriye gibi terör gruplarının kolaylıkla yuvalanabileceği topraklarda “Arap Baharı” veya “demokratikleşme” savları ile dışarıdan yapılan müdahaleler, IŞİD ve onun türevlerinin kolaylıkla baskı ve işgal yoluyla alan hakimiyeti kurmalarını sağladı. Belki de IŞİD’in miladı doldu fakat Orta Doğu mezhep temelli çatışmalara doğru ilerlerken İran’ın desteklediği söylenilen Şii milis gücü Haşdi Şabi’nin daha şimdiden kendi otorite alanını kurmaya çalıştığı görülüyor. Yeni Orta Doğu Kısa vadede büyük fay hatlarının kırılmalarına şahit olunacak. Rusya, sessiz bir güç olarak olayları takip ederken Suriye ile Irak’ın geleceğinin birlikte şekilleneceğinin farkında. Yeni Orta Doğu coğrafyası artık kendi kuralları ve kanunları olan bir site haline gelecek. Ülke bazından ziyade bölge olarak Orta Doğu’nun yeniden inşasına şahit oluyoruz. Musul ve çevresi de bu sürecin önemli bir parçası. Türkiye ne Suriye ne de Irak’taki meselelere kayıtsız kalamaz. Coğrafi konum bir devletin önceliklerini belirlemektedir. Bir devletin askeri, ekonomik ve siyasi gücü ne kadar büyükse, o devletin önemli jeopolitik çıkarlarının sınır ötesi komşularının ötesindeki çapı de o derece büyüktür. Türkiye’de jeopolitik değeri gereği bu denklemde bölgesel sorumluluğu vasıtasıyla kritik pozisyona sahip. Suriye ile Irak sınırıyla yaklaşık 1100 km’lik güney sınırı ötesinde her ne olursa olsun Türkiye, kayıtsız veya hareketsiz kalamaz. Kaldı ki Misak-ı Milli sınırları içinde olan daha sonra türlü senaryolar ile kaybettirilen Musul ve Kerkük topraklarında yaşan Türkmen vatandaşların sorumluluğu üzerindedir. Musul operasyonu daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Belki de IŞİD bir anda yok olacak ama daha şimdiden IŞİD’in yerini alacak bir başka mezhep temelli örgütün ismi geçmeye başladı. Demokrasi kavramı zaten topal bir anlayış fakat Orta Doğu’da demokrasinin adım atacak ayakları dahi yok. Sadece aktörlerin müdahale hakkını meşrulaştıran bir enstrüman olarak kullanılıyor.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.