Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

ASBESTİN ZARARLI ETKİLERİNDEN NE ŞEKİLDE KORUNURUZ?

Yazının Giriş Tarihi: 10.03.2017 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.03.2017 00:00
Değerli Yalovalılar, son günlerde konuşulan bir konu hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta, Ankara’da eski havagazı fabrikasının sökülmesi işlemi esnasında asbestli parçalardan insan ve çevre sağlığının olumsuz etkilendiği ile ilgili haberler görsel ve yazılı medyada gündeme geldi. Asbest normalde doğada bulunan mineralli yapıda bir madde. Isı ve elektriği iletmemesi, sürtünmeye ve asit gibi maddelere dayanıklı olması nedeniyle asbest senelerce ısı ve ses izolasyon malzemesi olarak kullanılmıştır. Arkeolojik çalışmalarda asbest kullanımının 2500 yıl öncesine dayandığı görülmüştür. Çanak, çömlek, kandil fitili, örtü, kıyafet yapımında dahi kullanılan asbest, 1850’li yıllardan itibaren başlayan sanayi devrimiyle birlikte oldukça fazla miktarlarda kullanılmıştır. Asbest yüzyıllar boyu ve yaygın bir şekilde kullanıldığı halde, meydana getirdiği sağlık sorunları, yirminci yüzyılın başında anlaşılmaya başlamıştır. Bunun sebebi, solunduktan sonra yaptığı hastalığın ortaya çıkması için 40 yılı aşan bir süreye gerek olması ve eski dönemlerde insanların şimdikinden çok daha kısa yaşamalarıdır. Yani hastalık ortaya çıkmadan insanlar bir şekilde hayatlarını kaybetmişlerdir. Asbest son derece kanserojen (kanser yapıcı) bir maddedir. Solunum ya da içme suyu yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar. Uzmanlar cilde nüfuz etmesinin de mümkün olduğunu düşünmektedirler. Asbestin neden olduğu hastalıkların bazıları, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zarı kalınlaşması ve akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu gibi selim hastalıklardır. Ayrıca ciltte yaralara neden olabilir. Asbestin yol açtığı en önemli hastalık akciğer zarı ve karın zarı kanseri, yani ‘mezotelyoma’dır. Batı ülkelerinde yılda her bir milyon kişinin 1-2'sinde mezotelyoma vakasına rastlanmaktadır. Mezotelyomaya ait en sık rastlanan yakınmalar, ağrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. Akciğer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilirse de, kesin tanı için başvurulan standart yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi girişim uygulanamadığında, ilaç ya da ışın tedavisine iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır. Asbest aynı zamanda akciğer, gırtlak ve sindirim sistemi kanserlerine yol açmaktadır. Ülkemizde asbest ile ilgili pek çok araştırma yapılmış, Sağlık Bakanlığı tarafından 58 il ve 1236 köyden asbest örnekleri alınarak yapılan çalışmalar sonucunda 379 köyde asbest saptanmıştır. 2015 yılında açıklanan bu araştırma sonuçlarına göre bu köylerde alınacak önlemler ile gelecek yıllarda ortaya çıkabilecek yıllık 3000 kanser olgusu önlenebilecektir. Asbestin zararlı etkilerinden ne şekilde korunuruz? Asbest bulunan yerleşim yerleri saptanmalı, asbest içeren toprağın halk tarafından kullanılması engellenmeli ve ciddi tehdit altındaki yerleşim birimlerinin yerleri gerekirse değiştirilmelidir. Halk, asbestin neden olduğu hastalıklar hakkında eğitilmelidir. Asbeste bağlı hastalıkların geriye dönük araştırılması yapılarak, arşiv oluşturulmalıdır. Asbeste bağlı olarak gelişebilecek hastalıkların detaylıca incelenerek klinik çalışmaları başlatılmalıdır. Asbestli toprak kullanmaya devam eden aileler (iç-dış sıva malzemesi, badana, çanak-çömlek yapımı vs.) eğitim çalışmalarıyla bilinçlendirilmeli, asbestle badana yapılmış evlerin duvarları plastik boya ile yeniden boyanmalıdır. Asbest bulunan köylerde yollar asfaltlanmalıdır. Buralarda yeşillendirme çalışmaları yapılmalıdır. Özellikle asbest ihtiva eden su boruları değiştirilmelidir. Eski binalarda izolasyon malzemesi olarak kullanılmış olan asbestli bölümler uygun korunma şartları sağlanarak değiştirilmelidir. Mezotelyoma riski taşıyanlar belirlenmeli ve bunlar yakından izlenmelidir. Doktorlar ve özellikle kırsal kesimde görev yapan aile hekimleri asbestin neden olduğu hastalıklar konusunda özel olarak eğitilmelidir. Değerli Yalovalılar unutmayınız; önlem alındığı takdirde her hastalığın ortaya çıkma ihtimali azaltılabilir. Sağlıcakla kalın, güvenle kalın.
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.