Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Sektörün en büyük sorunu nitelikli personel yetersizliği” Haber

“Sektörün en büyük sorunu nitelikli personel yetersizliği”

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, çiçekçilik ve süs bitkileri sektörünün üretim kapasitesini ve sürdürülebilirliğini tehdit eden en önemli sorunun kalifiye eleman bulmakta yaşanan güçlük olduğunu dile getirdi. Sektörünbüyüme potansiyeline rağmen insan kaynağı noktasında ciddi bir darboğaz yaşandığına dikkat çeken Dündar, çözüm için mesleki eğitimin özendirilmesi gerektiğini savundu. Sektörün kanayan yarasına parmak basan ve mevcut durumu analiz eden Başkan Dündar, "Sektörümüzün en önemli sorunlarından biri, nitelikli ve teknik personel yetersizliğidir. Bu sorunun çözümü için gençlerimizin özellikle meslek liselerine ve yüksekokullara yönlendirilmesi çok önemlidir. Ancak maalesef, sadece bizim sektörümüz için değil, diğer sektörlerde de gençlerin meslek liselerine pek ilgi göstermediğini görüyoruz" dedi. "ÖZEL SEKTÖR OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ" Sorunun çözümü noktasında üst düzey temaslarda bulunduklarını ve özel sektör olarak sorumluluk almaya hazır olduklarını kaydeden Ahmet Dündar, "Bu durumu tersine çevirmek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımızla da görüştük. Gençlerin, pozitif bir ayrımcılık uygulanarak meslek liselerine özendirilmesi ve teşvik edilmesi gerekiyor. Özel sektör temsilcileri olarak, bu desteklerin ekonomik anlamda sağlanması için bize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Devletimizin de bu ciddi boşluğu giderebilmek için gençlerimizi meslek liselerine kazandırması; hem onların gelecekteki iş hayatları hem de süs bitkileri sektörü başta olmak üzere ülkemizdeki sektörlerin sürdürülebilirliği adına bu teşvik ve destekleri vermesi gerekiyor." diye konuştu. "BAKANLIK BÜNYESİNDE KANUN TASLAĞI HAZIRLANIYOR" Ankara’daki girişimleri neticesinde yasal düzenleme sinyalleri aldıklarını belirten Dündar, "Bu taleplerimizi ilettik. Taleplerimizin kayda alındığını ve gelecekte Çalışma Bakanlığı bünyesinde konuyla ilgili bir kanun taslağı hazırlandığını biliyoruz. Hatta detaya inecek olursak, meslek liselerine yönlendirilen bu gençlerimizin staj dönemlerinde, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) bünyesinde işveren SGK paylarının doğrudan kendilerine ödeneceği yönünde bir hazırlık olduğunu da biliyoruz. Bunları olumlu gelişmeler olarak görüyoruz" dedi. "SORUNLARIN HEPSİ ÇÖZÜLEBİLİR" Doğru tespit ve ortak akılla sorunların aşılabileceğine olan inancını dile getiren SÜSBİR Başkanı Ahmet Dündar, "Genel olarak bakışımız şu: Sorunların hepsi çözülebilir, giderilebilir. Önemli olan, bunun için gerekli adımların atılmasıdır. Sahadaki teşhislerin doğru yapılıp ilgili makamlara iletilmesi, çözüm için en önemli adımlardan olacaktır." şeklinde konuştu.

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar : “Hasar tespiti için bakanlığa başvurduk” Haber

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar : “Hasar tespiti için bakanlığa başvurduk”

Yalova’da süs bitkisi üreticilerini olumsuz etkileyen şiddetli lodosun ardından hasar tespit çalışmaları ve telafi süreçleri hız kazandı. Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, fırtınanın seralarda meydana getirdiği zararların ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ile temasa geçtiklerini belirterek sürecin takipçisi olduklarını dile getirdi. Yaşanan afetin boyutlarına ve bakanlık ile yapılan görüşmelere dair detaylı açıklamalarda bulunan Dündar, sektörün geleceği için sigorta sisteminin önemine dikkat çekti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Dündar, "8 Ocak'ta bölgemizde yaşanan lodos felaketi sonrasında işletmelerimizde ve üreticilerimizin tesislerinde ciddi zararlar oluştu. Bu zararlar, plastik örtülerin yırtılması gibi yüzeysel hasarların yanı sıra maalesef çelik konstrüksiyon tesislerin yerle bir olduğu işletmeleri de kapsıyordu. Bunun üzerine Tarım İlçe Müdürlüklerimiz ve Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hemen sahaya indi. Bu hasar tespit çalışmalarında SÜSBİR'i temsilen biz de yer aldık. Üreticilerimize bu zararlar karşısında neler yapılabileceğini anlattık ve onların taleplerini aldık. Seralar, daha karmaşık yapılar olduğu için TARSİM sigortası kapsamına alınırken daha detaylı bir değerlendirme yapılması gereken tesislerdir. Nitekim üreticilerimizden de bu yönde talepler geldi. Cam seralarda, donanıma ait olan ve envantere dahil edilmesi gereken parçaların kayıtlara geçirilmesini istediler. Bunun yanında, ki bu çok hassas bir konudur, ürünlerde oluşan dolaylı zararların giderilmesine yönelik de bir talep var. Biz de tüm bu talepleri toparlayıp bir dosya haline getirdik ve geçtiğimiz hafta Tarım Bakanlığımızda Doğal Afetler ve Tarım Sigortaları Daire Başkanımızı ziyaret ettik. Sahada yaşanan sıkıntıları kendilerine aktardık. Onlar da bu mağduriyetlerin giderilmesi için neler yapılabileceğine dair notlarını ve taleplerimizi aldılar. Önümüzdeki süreçte yeni sigortalar, yaşanan hasarlar sonucu ödenecek tazminatlar ve yapılacak ödemelerle ilgili neler yapılabileceğini Sayın Daire Başkanımıza anlattık. Kendileri de bu konularda yapılabilecek çalışmaları değerlendireceklerini ve önümüzdeki süreçte gereğini yapacaklarını dile getirdiler." dedi. "SİGORTA ANCAK BİR AFET OLDUĞUNDA GÜNDEME GELİYOR" Tarım sektörünün risklere açık bir alan olduğunu hatırlatan ve TARSİM sisteminin işleyişine değinen Dündar, "Tüm tarım sektörü, doğal afetlere çok açık bir üretim alanıdır ve bu risklere maruz kalan bir sektördür. Bu durum tüm tarım için geçerli. Dolayısıyla riskin büyük olduğu yerde sigorta primleri de doğal olarak yüksek çıkıyor. Aslında burada en önemli noktalardan biri şu: Devletimizin yüzde 50 sübvanse desteği olmasına rağmen, üreticilerimizi yıllardır bu konuda teşvik etmeye devam etsek de maalesef onlardan arzu edilen oranda bir katılım göremiyoruz. Maalesef sigorta, ancak bir afet olduğunda gündeme geliyor. Hâlbuki TARSİM bir tarım sigortaları havuzudur. Bu havuzun güçlenmesi herkesin katılımıyla mümkün olur. Herkesin katılması halinde ise primler de düşecektir. Burada aslolan, sistemin sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Sistem sağlıklı işlerse herkes bundan faydalanır. Ancak genel olarak katılımın az olmasının sebebi, sektördeki risk oranlarının çok yüksek olmasıdır. Yoğun bir kar yağışı ve bunun getirdiği kar yükü bu işletmeler için bir risktir. Sel, su baskını bir risktir. Geçen haftalarda yaşadığımız fırtına, maalesef büyük bir risktir. Dolu yağışı keza büyük bir risktir. TARSİM'in tüm bu riskleri göğüsleyebilmesi için bütün üreticilerimizin tesislerini TARSİM kapsamında sigortalatması gerekmektedir." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.