Saadet Partisi Yalova’dan tarım için kritik uyarı; “Gıda güvenliği milli mesele haline geldi”
Saadet Partisi Yalova İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanı Mehmet Baltacı, partisinin genel merkezi tarafından hazırlanan tarım politikaları raporunu kamuoyuna açıkladı. Raporda, dünya genelinde yaşanan ekonomik, siyasi ve iklim kaynaklı gelişmelerin tarım sektörünün önemini daha da artırdığına dikkat çekildi. Pandemi süreci, Rusya-Ukrayna Savaşı, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, iklim değişikliği ve ülkelerin gıda ihracatına yönelik kısıtlamaları gibi gelişmelerin, devletleri kendi gıda ihtiyaçlarını güvence altına almaya yönelttiği ifade edildi.
“TÜRKİYE’NİN TARIM ALANI 23 YILDA GERİLEDİ”
Raporda yer alan verilere göre Türkiye’de 2002 yılında yaklaşık 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarının 2025 itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara düştüğü kaydedildi. Bu dönemde yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisinin kaybedildiği belirtilirken, söz konusu alanın Ankara’nın yüzölçümünden daha büyük olduğuna dikkat çekildi. Saadet Partisi tarafından yapılan değerlendirmede, tarım arazilerindeki daralmanın yalnızca üretim kapasitesini etkilemediği bunun beraberinde gıda arzının güvenilirliği, ithalat ihtiyacı, tüketici fiyatları ve kırsal nüfus üzerinde de ciddi sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
“KURAKLIK TARIMIN GELECEĞİNİ TEHDİT EDİYOR”
Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliği de gösterildi. Yağış düzenlerindeki değişimin, artan kuraklığın ve yeraltı su rezervlerindeki gerilemenin tarımsal üretim açısından önemli bir tehdit oluşturduğu belirtildi. Raporda, tarımın sürdürülebilirliği açısından su kaynaklarının daha verimli kullanılmasının zorunlu olduğu kaydedildi. Çözüm önerileri arasında modern basınçlı sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, havza temelli üretim planlaması, yağmur ve yüzey sularının değerlendirilmesi ile kuraklığa daha dayanıklı ürünlerin tercih edilmesi yer aldı.
“GIDA GÜVENLİĞİ STRATEJİK ÖNCELİK OLMALI”
Küresel krizlerin ardından birçok ülkenin önceliğini kendi vatandaşlarının gıda ihtiyacını garanti altına almaya verdiği belirtilen raporda, tarım ürünlerinin stratejik öneminin arttığı ifade edildi. Özellikle buğday, mısır ve ayçiçeğinin yanı sıra et ve süt üretiminin de gıda güvenliği açısından kritik sektörler arasında bulunduğu belirtildi.
Mehmet Mirzacan Baran