“Emeğimizin karşılığını istiyoruz’’
KESK 14 Ocak’ta uygulanmak üzere iş bırakma kararı aldı. KESK adına konuşan Mehmet Kaplan, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, ‘’Geçinemiyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz, emeğimizin karşılığını istiyoruz” dedi. Açıklamada, maaş artışlarının gerçek enflasyon karşısında eridiğini vurgulayan Kaplan, “Maaşlarımız TÜİK’in gerçeği yansıtmayan verilerine göre artırılıyor. Verilen zamlar henüz cebimize girmeden kira ve vergilerle buharlaşıyor” diye belirtti.
‘’İK DEFA AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI’’
Yapılan açıklamada KESK’in talepleri de sıralanırken bundan önce geçmişle bir karşılaştırma yapıldı. Kaplan, ‘’En düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alınamıyor. 10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu. Bugün yarısı bile yetmiyor. 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemiz ile ortalama standartlarda bir ev alabiliyorduk. Bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz. 25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı. Bugün asgari ücretin dahi altına inmiş durumda. Geldiğimiz noktada sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi’’ diye belirtti.
‘’VERİLEN SÖZLERİN GEREĞİNİN YERİNE GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ’’
KESK’in talepleri şu şekilde sıralandı, ‘’Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek %20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ‘ilave seyyanen ödeneğin’ taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz. Biliyoruz ki; sadece bizler değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan tüm emekçi sınıflar, sefalete itilenler, ötekileştirilenler hepimize yoksulluk, güvencesizlik ve baskıdan başka bir şey vaat etmeyen bu düzenden bıkmış, usanmış durumda.’’
‘’YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ’’
Açıklamanın sonunda kamu emekçileri, yalnızca kendi talepleri için değil, tüm emekçi kesimler için mücadele çağrısında bulundu. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı yinelenirken, örgütlü mücadelenin önemine vurgu yapıldı. Mehmet Kaplan, tüm emekçi kesimleri birlikte mücadeleye çağırdı.
Murat Can Aytemur