Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Halit Yukay

Halit Yukay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Halit Yukay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kıvanç Tatlıtuğ Halit Yukay davasında bildiklerini anlattı Haber

Kıvanç Tatlıtuğ Halit Yukay davasında bildiklerini anlattı

Yalova'dan Bozcaada'ya gitmek üzere, 'Graywolf' isimli teknesi ile Marmara Denizi'nde seyrederken hayatını kaybeden iş insanı Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Davada, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ifade verdi. Balıkesir’in Erdek ilçesinde görülen davada konuşan Tatlıtuğ; "4 Ağustos günü merhum Halit'le telefonda birkaç defa telefon konuşmamız oldu. Kendisiyle ailece tatil planlıyorduk. Kendisi, eşi, çocukları, ben, benim eşim ve benim oğlum bir tatil planlıyorduk. Kendisinden bir tekne aldım. Bu süreden önce ve bu süreden sonra da tekne aldıktan sonra da çok yakın bir dostluğumuz söz konusu oldu. 4 Ağustos günü kendisi Yalova'dan öğleden sonra avara olduktan Bozcaada'da o akşam konaklayacaktı. Ertesi gün ise benim yanıma geldiğini planlıyordu. Hava şartları kötü olmak durumunda ise rotasını değiştirip ya Çeşme tarafına ya da Bozcaada'da tekrar kalmaya devam edecekti. Kendisiyle birkaç defa telefon karşılıklı telefon açmalarımız söz konusu oldu. Ama benim anladığım dümen başındayken telefonlara cevap veremedi. Sonra o bana döndü, telefonu açtı. Çok kısa bir görüşmemiz oldu. Kendisi gayet keyfi yerindeydi. Kendisi gayet olumlu, pozitif durumdaydı. Kısa bir görüşmemiz oldu" dedi. İfadesine devam eden Tatlıtuğ; "Lokasyonunu sordum. 'Neredesin diye?' O bana Marmara'nın kuzeyinden seyir halinde olduğunu ve her şeyin yolunda olduğunu, takriben birkaç saat sonra da Bozcaada'da konaklayacağını söyledi. Kendisiyle telefonda konuşurken lokasyon vermesi gerektiğini söyledim. Dedim ki; 'Lokasyonu verirsen seni takip edeceğim. Ben de buradan takip etmek istiyorum.' 'Tamam, lokasyonu sana göndereceğim' derken son konuşmamız o oldu. Sonra sinyal kesildi. O sinyal kesilince üzerine şöyle dedim, kendimce bir yorumlamada bulundum. Dedim ki bu sinyal kesildi. 10 gün önce de biz yoldaydık. Aynı yolu biz giderken benim de aşağı yukarı bir, bir saate yakın. Evet, bir saate yakın bir telefon sinyaline ulaşamadığım bir zamanım olmuştu. Ben ve benim arkadaşlarım teknede benle beraber yolculuk yapan arkadaşlarımızın o yönde kesilebilir nasıl olsa müsait olunca bana tekrar telefon açar. Lakin göndermiş olduğum mesajların da karşı tarafa ulaşılmadığını, yani harita ulaşılmadığını fark edince içime bir his düştü. Çalışmış olduğu hem de yakından da iş birliği içerisinde olan ve arkadaşı olan kişiye telefon açtım. Eren'e telefon açtım, kendisine durumu bildirdim. Dedim böyle böyle bir durum var. Ben kendisine ulaşamıyorum ama biliyorum ki 10 gün önce bu yolu yaptık telefon kesilmiş olabilir. Ama ne olur ne olmaz. Bu bilgi sende kalsın. Ben sana bu bilgiyi vereyim. İlerleyen dakikalarda sen ulaşırsan, ben ulaşırsam tekrar bir istişare içerisine girelim, dedim. Onun akabinde üzerinden bayağı bir zaman geçti. Sonra telaş ve panik başladı. Derken kolluk kuvvetleri, deniz kolluğu, kara kolluk kuvvetleri derken bilgiler geçildi. Ondan sonra arama çalışmalarına başlandı. Bu konuyla ilgili verebileceğim bilgiler bunlardır" şeklinde konuştu. Mustafa Turan

Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin davaya başlandı Haber

Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin davaya başlandı

Davaya konu Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Tokatlıoğlu’nun ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla 3 yıldan 9 yıla kadar, şirket yetkilisi Arda G. (45) ile gemi mürettebatı Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B.’nin (60) ‘Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi. CAN SİMİDİNE BENZER BİR ŞEY GÖRDÜM Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin dava Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya, sanıkların yanı sıra taraf avukatları da katıldı. Duruşmada savunma yapan gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, 2005 yılından beri bu firmada kaptan olarak görev yaptığını belirterek, “Daha önce başıma böyle bir olay gelmemişti. Olay günü saat 16.45’de vardiyayı teslim almaya gittim. Vardiyayı teslim aldıktan sonra cihazları kontrol ettim. Radar ve AİS ve telsizde bir problem yoktu. 3 gemi arka arkaya seyir halindeydik. Aramızda yaklaşık 1,5 saatlik mesafe vardı. Bu sırada herhangi bir radar veya telsizden ikaz gelmedi. Radarda 20 kilometre çapında alanda önündeki 2 gemi ile uzakta birkaç geminin drift attığını gördüm. Seyir sırasındayken geminin sol tarafında çöp gibi şeyler gördüm. Denize atılmış çöp parçaları olarak değerlendirdim. Daha sonra geminin sağ tarafında tahta parçalarını görünce manevra yaptım. Manevra yaparken can simidine benzer bir şey gördüğümü hatırlıyorum. Ama ben hiçbir cisme çarpmadım” dedi. Emin olmak için manevra yaptığı sırada tahta parçalarını gördüğünü söyleyen Tokatlıoğlu, “Bende herhangi bir kaza kanaati oluşmadı. Ancak manevra yaptığımdan dolayı genel seyir rotamdan çıktığım için durumu şirket yetkilisi Arda G.’ye bildirdim. Bahsettiğim şekilde gerek hiçbir cihazdan bildirinin söz konusu olmaması gerekse de hiçbir kazaya ilişkin emareyi olguyu gözlemlemediğim için bir kaza olduğunu düşünmeyip yoluma devam ettim. Kocaeli’ne giderken Kıyı Emniyeti, gemiyi Yalova’ya demirlememizi söyledi. Bu sırada Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bir bot yanımıza yanaşarak durdurdu. Gemiyi Yalova’ya demirlememizi söylediler. Ben o ana kadar konunun ne olduğunu bilmiyordum, Yalova’da öğrendim. İnanmadım, çünkü yaptığım kontrollerde bir bulguya rastlamadım. Ancak ne kadar kendimi ifade etmeye çalışsam da dinletemedim” diyerek kendisini savundu. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda alınan ifadesini kabul etmediğini belirten Tokatlıoğlu, “Cumhuriyet savcısı ve mahkemedeki ifadelerim geçerlidir. Korktuğum gerekçesiyle kimseye haber vermeden olay yerini terk etmem söz konusu değildir. Ben çarpmayı ve gemideki boya izini görmedim. Ama tahta parçalarına ya da başka bir şeye çarpsak dahi bunlar da gemide boya izi bırakabilir. Az önce bahsetmiş olduğum 2 gemi kazaya karışmış olsalardı aramızda 1,5 saatlik mesafe olduğu için görmem mümkün değil. Limana geldiğimizde geminin uç kısmına bakmamla ilgili güvenlik kamerası konusunda benim kazayla ilgili gemide inceleme yaptığım yönünde beyanlar oldu. Ben ve 2’nci kaptan yükleme yapılırken ve boşaltılırken, geminin baş, orta ve kıç kısmını kontrol ederiz. Bu bizim görevlerimizden biridir. Ben gemide iz var mı diye bakmadım. Kaza yaptığımı ve üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu. HALİT YUKAY’IN AİLESİNİN AVUKATI TUTUKLAMA YARGILAMA İSTEDİ Sanıkların ifadelerinin ardından mahkeme heyeti tarafından söz verilen Halit Yukay’ın ailesinin avukatı Emine Selam Esen, “Özellikle biz bugün müşteki taraf olarak, sanıkların mahkemede verdiği ifadeler nedeniyle kamu vicdanının yaralandığını düşünüyoruz. Sanıklar belgeleri inkar etmekte, öyle ki sanki mağdurlarmış gibi bugün onları dinledik. Sanıklar inkara dayanarak vicdanlı bir insanın olması gerektiğinin aksi şeklinde davranmaktadırlar. Bu bağlamda dosyaya sunulan uzman mütalaasında tespitler dikkate alındığında Sanık Cemal Tokatlıoğlu’nun ticari gemilerin seyretmesi gereken rotadan ayrılarak riskli alanda 2 gözcü bulundurması gerekirken, hiçbir gözcü bulundurmaksızın gemiyi sevk ve idare etmiştir. Halit Yukay’ın ölüm nedenini boğulma olarak tespit edilmiştir. Bu tespit soruşturma aşamasında alınan ve bizce yeterli olmayan bilirkişi raporundaki tespit ve iddiaların gerçekliğinin bulunmadığını net bir şekilde göstermiştir. Zira bu rapor dosyanın tekemmül etmemiş olduğu, bu aşama itibarıyla hatalı olarak kabul edilmelidir. Çünkü Halit Yukay, kamara kısmında olsaydı ölüm sebebi travmaya bağlı olurdu. Yukay, teknenin dümen kısmındadır ve çarpmanın etkisiyle denize savrulmuştur. Tüm bu olgular dikkate alındığında sanık Cemal Tokatlıoğlu’nun bir nevi ‘Ne olursa olsun’ düşüncesiyle merhumun ölümüne sebebiyet vermekle, en azından bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiğinin kabulünü gerekli kılmaktadır. Aynı şekilde diğer sanıklar da yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal etmişlerdir. Bu nedenle biz kamu vicdanı gereğince bütün sanıkların tutuklu olarak yargılanmalarını talep etmekteyiz” şeklinde konuştu. Sanıklar ve taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, müşteki vekilinin tutuklamaya yönelik talebini şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddederken, Cemal Tokatlıoğlu’nun yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla, diğer sanıkların da tutuksuz yargılanmalarına, eksik evrak ve tanıkların dinlenilmesi için duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Mustafa Turan

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.