Yalova yine en büyük risk altında

İstanbul-Cerrahpaşa ve Sakarya Üniversitelerinden yerbilimcilerin ortaklaşa hazırladığı son bilimsel makale, Marmara Denizi’ndeki dev sismik boşluğu gözler önüne serdi. Raporda, 160 kilometrelik fayın tek seferde kırılması durumunda, aynen 17 Ağustos 1999 felaketinde olduğu gibi Yalova’nın yine en ağır darbeyi alacak illerin başında geleceği vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 04.06.2026 13:03
Haber Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 13:03

Marmara Bölgesi'nin sismik hareketliliğini ve yaklaşan büyük tehlikeyi gözler önüne seren korkutucu bir bilimsel çalışma yayımlandı. Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Bülteni’nde yer alan yeni makale, bölgedeki sismik riskin ne denli kritik bir boyuta ulaştığını net bir şekilde ortaya koydu. İstanbul-Cerrahpaşa Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi bünyesinde görev yapan yerbilimcilerin ortaklaşa imza attığı bilimsel çalışma, Marmara Denizi altındaki büyük tehdidi deşifre ederken, coğrafi konumu ve zemin yapısı nedeniyle Yalova için de adeta kırmızı alarm verdi. Bilim insanları, deniz tabanında biriken devasa enerjinin açığa çıkmasıyla yaşanacak bir mega depremin, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde çok büyük acılar yaşayan Yalova'yı sismik olarak doğrudan etkileyeceğini ve en fazla zarar görecek illerden biri yapacağını bildirdi.

KIRILMA YALOVA ÇINARCIK HAVZASI’NDAN BAŞLAYACAK

Yayımlanan bilimsel makalede öne çıkan en kritik detay, olası bir mega deprem senaryosunun başlangıç noktasına yönelik oldu. Uzmanların modellemelerine göre, olası büyük deprem dalgası, 1999 İzmit depremi kırığının Çınarcık Havzası’na ulaşan en batı ucundan, yani Yalova kıyılarının hemen açığından başlayacak. Buradan başlayacak enerji boşalımının, Tekirdağ Havzası’nın batı kenarına kadar uzanan yaklaşık 160 kilometrelik dev fay hattını kesintisiz olarak bütünsel bir şekilde tek seferde kırabileceği üzerinde duruluyor. 1999 İzmit ve 1912 Mürefte-Şarköy depremleri arasında kalan bu kesintisiz hat, sismik enerjinin onlarca yıldır biriktiği devasa bir “sismik boşluk” (seismic gap) niteliği taşıyor.

2019 VE 2025 DEPREMLERİ KRİTİK EVRENİN HABERCİSİ OLDU

Ana Marmara Fayı’nın sismik tehlike açısından artık dönüşü olmayan kritik bir evreye girdiğinin altını çizen yerbilimciler, son yıllarda yaşanan hareketliliklere dikkat çekti. Raporda, bölgede 26 Eylül 2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki sarsıntı ile yakın dönemde, 23 Nisan 2025 tarihinde yaşanan 6.2 büyüklüğündeki orta ölçekli depremlerin fay hatlarındaki stres birikimini ve kırılma eğilimini tehlikeli biçimde tetiklediği aktarıldı. Bu sarsıntıların ardından hattın her an 7 ve üzeri büyüklükte yıkıcı bir mega deprem üretebilme potansiyelini en yüksek seviyede koruduğu vurgulandı. Uzmanlar, Yalova ve çevresindeki tüm yerleşim birimlerinin deprem gerçeğini bir an bile unutmadan, kentsel dönüşüm, yapı stoku modernizasyonu ve afet lojistiği hazırlıklarına en üst düzeyde hız vermesi gerektiğinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.