
Tüzünataç “Anne tarafım ve baba tarafım Rumeli’den mübadele ile gelen iki aile. Anne tarafım Tikveşli, baba tarafım da Turnalar. Annem ve babamın evliliği ile biz tam yoğurtçu bir nesil olduk. Müzemizin resmi işlemleri yaklaşık 3 sene sürdü. 2024’te de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın içerisinde yer aldı.
Resmi olarak artık özel bir müze statüsünde. Müzemiz Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nın içerisinde bulunuyor ve ücretsiz olarak da gezilebiliyor. Müzenin içerisinde çeşitli, 1900’lerden kalan kaplar var, süt ürünleri var. Eskiden kullanılan sütü krema haline getiren makineler var. Mesela 1961’de yazılan saman kağıdında bir fatura var. Mesela Türkiye’de ben İşletme Fakültesi’ne gittiğim zaman, “Gidin bakın, 1961’de Türkiye’de fatura nasıl yazılıyor” denirdi. Yani aslında hem yoğurdun tarihi var hem de Türkiye’nin de bir tarihi var.
Özellikle Yalova’nın bir de tıbbi bitkisi var, aronya. Müzemizde yoğurdun üstüne aronya sosu ile ikramımız oluyor. Yoğurdun üzerine aronya ile böyle müthiş, sağlıklı bir yoğurt haline geliyor ve müzeyi ziyaret edenler çok seviyorlar bu ikramımızı.
Türkiye, 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yoğurt dosyasını UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miraslar Listesi’ne gönderiyor. Ve o sırada resmi olduğumuz için bakanlık beni aradı ve müze ile ilgili bilgi aldı. Müzenin İngilizce, Türkçe bütün sunumlarını dosyanın içerisine koyduk. 2026’da Birleşmiş Milletler’de, muhtemelen Çin’de olacak. Müze ile ilgili orada bir sunum yapacağız. Yoğurt Müzemiz de bu dosyanın içerisinde yer aldığı için tabii çok gurur duydum. Ben önemsiyorum böyle kitapları çünkü hangi sektörde olursa olsun, böyle kitaplar bir anlamda o sektörün belleği olarak bir yerde duruyor.” İfadelerine yer verdi.”
Cüneyt Özdemir ise Tüzünataç’a verdiği bilgiler için teşekkür etti.
Mehmet Mirzacan Baran