
Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, zemin yapısı ile derinlerdeki fay davranışlarının deprem enerjisinin birikiminde kritik rol oynadığını vurguladı. Bektaş’ın analizine göre Marmara Denizi’nin tabanı homojen bir yapıda değil. Yüzeydeki suya doygun zayıf sedimanlardan (çökellerden) derine, yani rijit kristalen temele doğru inildikçe fay kilitlenmesi ve sismik enerji birikimi artıyor.
Ancak fayın 10 ila 20 kilometre derinliklerindeki kesimlerinde tespit edilen "creep" (fay sürünmesi) hareketi, biriken enerjinin bir kısmının sürekli ve sessizce harcanmasını sağlıyor. Bu yavaş kayma hareketi, fay üzerinde devasa bir enerji patlamasının önünü kesen doğal bir emniyet supabı görevi görüyor. Marmara’daki çukurlar ve sırtların fay hattı üzerinde doğal segment (parça) sınırları oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın düzensiz bir enerji birikim ve harcanma mekanizmasına sahip olduğunu belirtti. Fayın tek parça halinde devasa bir kırılma yaşamasını zorlaştıran bu yapıyı değerlendiren Bektaş, “Ana Marmara Fayı'nın bu düzensiz enerji birikimini ve harcanmasını öngören parçalı yapısı, fayın uzun ve tek parça halinde 7'den büyük kırılmasının önündeki önemli engellerden biri olabilir."
Mustafa Turan