
Marmara Denizi'ndeki aktif faylar ve olası büyük deprem riski Yalova başta olmak üzere Marmara Bölgesi'ndeki kentlerin gündemindeki yerini koruyor. Prof. Dr. Osman Bektaş ise Kumburgaz segmenti üzerinden yaptığı son değerlendirmeyle bölgedeki deprem mekanizmasına ilişkin dikkat çeken bir noktaya işaret etti. Bektaş, 2025-2026 dönemindeki araştırmalarda Kumburgaz çevresinde yeraltı sıcaklığı, kaya yapısı ile su ve akışkan miktarlarının doğu-batı yönünde değişiklik gösterdiğini belirtti. Bu farklılıkların fay üzerindeki hareketin niteliğini etkileyebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Bektaş'ın paylaşımında öne çıkan başlıklardan biri "sırt-çukur modeli" oldu. Buna göre daha sıcak, zayıf ve akışkan özelliği taşıyan çukur bölümünün hareketi kolaylaştırabileceği, daha sağlam ve dirençli sırt bölümünde ise gerilimin birikebileceği ifade edildi. Bu yapının, deprem hareketinin fay boyunca nasıl ilerlediği konusunda önemli bir ayrıntı oluşturabileceğine dikkat çekildi. Bektaş, jeolojik özelliklerdeki bu farklılıkların sismik hareketin yönü ve durduğu noktalar açısından değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde 2025 yılında Marmara Denizi'nde meydana gelen ve Yalova’da da şiddetle hissedilen 6,2 büyüklüğündeki depremi de örnek gösterdi. Bektaş'ın aktardığı modele göre deprem hareketi Kumburgaz segmenti boyunca ilerledi ve doğudaki sırt sınırında durdu. Paylaşımında yer verdiği haritada da Kumburgaz segmenti boyunca deprem hareketinin başladığı ve durduğu bölgelere ilişkin işaretlemeler yer aldı.
Bektaş, Marmara'daki deprem davranışının yalnızca fay hareketleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Deniz tabanının oluşumunda rol oynayan jeolojik süreçlerin ve bölgedeki yapısal farklılıkların da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Mustafa Turan