
Açıklamasına “8 aylık hamile bir kadının ölümüne daha sessiz kalmayacağız. Kamuoyuna ve Yalova’daki tüm yetkililere çağrımızdır. Dün Yalova’da bir kadın daha hayatını kaybetti. Üstelik yalnız değildi. 8 aylık hamileydi. Biz bugün yalnızca bir kadının ölümünü konuşmuyoruz. Biz, bir kadının daha korunamadığı bir sistemi sorguluyoruz. Bir anne adayının, doğumuna haftalar kala kendi evinde yaşam hakkının elinden alınmasını sorguluyoruz” diye başlayan Kalyoncu, “Bir kadının yardım isteyebileceği, tehdit edildiğinde korunabileceği, şiddet gördüğünde güvenli bir yere ulaşabileceği mekanizmaların neden yeterince güçlü olmadığını soruyoruz. Kadınların öldürülmesini beklemeden neden harekete geçemiyoruz? Biz bu ölümleri “aile içi mesele” olarak kabul etmiyoruz. Kadına yönelik şiddet bir aile meselesi değildir. Bir insan hakları ihlalidir. Bir yaşam hakkı ihlalidir. Bir toplum sorunudur. “Aralarında ne yaşandı?” sorusuyla başlayıp kadının ölümünü sıradanlaştıran hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Olayın bir dram olmadığını kaydeden Kalyoncu, “Bu kadına yönelik şiddettir. Roman mahallesi demek Roman kadınlarının hayatının değersiz olduğu anlamına gelmez. Bu olayın yaşandığı mahallenin Roman vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bir bölge olması, bizim için ayrıca önemli bir sorumluluk doğuruyor. Bu cinayetin nedeni Roman olmak değildir. Roman vatandaşlarımızı, Roman mahallelerini veya Roman toplumunu bir cinayetle özdeşleştirmek kabul edilemez. Tam tersine Roman kadınlarının da şiddetten korunma, adalete erişme, sosyal hizmetlerden yararlanma ve güven içinde yaşama hakkı vardır. Kadınların kimliğine, yaşadığı mahalleye, ekonomik durumuna veya sosyal statüsüne göre yaşam hakkının değeri değişmez. Her kadın eşit derecede değerlidir. Devletin koruma mekanizmaları her kadına eşit şekilde ulaşmalıdır” dedi.
Taleplerini sıralayan Kalyoncu, “KATFA-DER olarak Yalova’daki tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, kolluk güçlerini, sağlık ve sosyal hizmet birimlerini, baroyu, üniversitemizi ve sivil toplum kuruluşlarını birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Biz kadınların öldürüldükten sonra isimlerini anmak istemiyoruz. Biz kadınların hayattayken yanında olmak istiyoruz. Henüz ölmemişken yanında olmak istiyoruz. Çünkü kadın cinayetlerini önlemenin yolu, mezarlıklarda kadınların isimlerini saymaktan değil; kadınlar hayattayken onları korumaktan geçer. Artık yeter. Yalova’da hiçbir kadın, mahallesinde, evinde, işinde, sokağında kendisini güvende hissetmek için mücadele etmek zorunda kalmamalıdır. Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu değildir” diye konuştu.
Mustafa Turan