
Gerçekleştirilen kongreye; Taşköprü Belediye Başkanı İsmail Arslan, Demokrat Parti Merkez İlçe Başkanı Yaşar Taştan, Çiftlikköy İlçe Başkanı Mustafa Bak, Çınarcık İlçe Başkanı İbrahim Eski ile il delegeleri katılım sağladı. Kongre, Yalova’da 29 Aralık 2025 tarihinde DAEŞ terör örgütüyle çıkan çatışmada şehit olan üç polis memurunun aziz hatırasına saygı amacıyla, yalnızca il delegelerinin katılımıyla sade bir şekilde gerçekleştirildi. Mevcut İl Başkanı Zehra Görener, delegelerin oylarıyla bir kez daha başkan seçildi.
‘’YEREL AKTÖRLERE YIKMAK KOLAYCILIKTIR’’Kongrenin açılış konuşmasını yapan Zehra Görener, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize ise başsağlığı dileyerek, yaralı polis ve bekçilere acil şifalar dilediğini ifade etti. Görener, delegelere yapmış olduğu konuşmada ilk olarak, ‘’Yalova bugün yalnızca yerel yönetimlerin değil, genel siyasetin de açık bir başarısızlık dosyasıdır. Bu şehrin yaşadığı sorunları yalnızca belediyelere, il özel idaresine ya da yerel aktörlere yıkmak kolaycılıktır. Asıl mesele, Yalova’nın yıllardır Ankara’da hatırlanan ama sahiplenilmeyen, seçim dönemlerinde ziyaret edilen ama sonrasında unutulan bir şehir hâline getirilmiş olmasıdır. Yerel siyaset Yalova’da yönetememektedir; genel siyaset ise bu yönetememe hâline bilinçli biçimde göz yummaktadır’’ diye belirtti ve yaşanan bu durumun Yalova’nın geleceğini çıkmaza sürüklediğini söyledi.
‘’Kentsel dönüşüm meselesi bunun en çarpıcı örneğidir’’ diyerek sözlerine devam eden Görener, sözlerinde şu ifadelere yer verdi, ‘’Deprem kuşağında yer alan Yalova’da dönüşüm hâlâ parçalı, isteğe bağlı ve rant odaklı yürütülüyorsa, bu yalnızca yerel yöneticilerin sorumsuzluğu değildir. Merkezi idarenin güçlü bir çerçeve çizmemesi, finansman modelleri oluşturmaması ve riskli alanları net biçimde tanımlamaması da bu tablonun asli nedenidir. Ankara, Yalova’ya deprem gerçeği üzerinden güçlü bir politika dayatmamış; yerel yönetimler ise bu boşluğu kullanarak konuyu sürüncemede bırakmıştır.’’
‘’GEREKLİ YATIRIMLAR ZAMANINDA HAYATA GEÇİRİLMEMİŞTİR’’Yalova’da yaşanan su sıkıntısına değinmeyi de ihmal etmeyen Görener, ‘’Su sorunu da benzer bir çifte ihmali gözler önüne sermektedir. Yalova gibi küçük bir şehirde dahi yaz aylarında su krizi yaşanıyorsa, bu yalnızca altyapı eksikliği değildir; merkezi planlamanın iflasıdır. Nüfus projeksiyonları yapılmamış, sanayi ve yerleşim baskısı birlikte ele alınmamış, gerekli yatırımlar zamanında hayata geçirilmemiştir’’ dedi ve ‘’Yerelde geçici çözümlerle idare edilirken, Ankara’dan kalıcı ve bağlayıcı bir su yönetimi politikası gelmemiştir’’ diye ekledi.
‘’BU ORTAK SORUMSUZLUĞUN EN NET GÖSTERGESİDİR’’Tarım alanlarının sanayi imarına açılması hakkında konuşan Görener, ‘’Bu ortak sorumsuzluğun en net göstergesidir. Yalova gibi tarımsal niteliği yüksek bir şehirde verimli toprakların korunamaması, yalnızca yerel meclis kararlarıyla açıklanamaz. Bu, merkezi tarım ve toprak politikalarının Yalova’yı gözden çıkardığını göstermektedir. Tarım, Ankara’da stratejik bir değer olarak anlatılırken; Yalova’da sessizce feda edilmiştir’’ dedi.
Deprem konusun en büyük iki yüzlülük olduğunu savunan Görener, ‘’1999’un ardından verilen sözler, yapılan açıklamalar ve hazırlanan raporlar yıllar içinde unutulmuştur. Ne merkezi yönetim güçlü bir seferberlik başlatmış, ne de yerel yönetimler bu konuda ısrarcı olmuştur. Deprem, Yalova’da herkesin bildiği ama kimsenin sorumluluk almak istemediği bir gerçekliğe dönüşmüştür’’ diye belirtti.
‘’SONUÇTA HEM HAYVANLAR HEM İNSANLAR MAĞDUR EDİLMİŞTİR’’‘’Sokak hayvanları meselesi bile bu siyasal dağınıklığın küçük ama anlamlı bir yansımasıdır’’ diyen Görener, yetki karmaşası, mevzuat belirsizliği ve kaynak yetersizliği arasında sorunun büyümüş olduğunu söyleyerek, ‘’Ne yerel yönetimler net bir politika üretebilmiş ne de merkezi idare bağlayıcı bir yol haritası koymuştur. Sonuçta hem hayvanlar hem insanlar mağdur edilmiştir’’ dedi.
‘’MERKEZİ BÜTÇEYLE YAPILAN BİR HASTANE, YEREL ULAŞIM PLANLARIYLA BÜTÜNLEŞTİRİLEMEMİŞTİR’’Yeni hastane ile terminal arasındaki yol sorununa da değinen Görener, bu durumun Yalova’daki plansızlığın simgesi olduğunu ifade ederek, ‘’Merkezi bütçeyle yapılan bir hastane, yerel ulaşım planlarıyla bütünleştirilememiştir. Projeler parça parça ele alınmış; şehir bütün olarak düşünülmemiştir. Bu durum, yerel ile genel siyaset arasındaki kopukluğun somut bir sonucudur’’ diye belirtti.
‘’YALOVA, DAHA FAZLA VAAT DEĞİL; DAHA FAZLA SORUMLULUK İSTEMEKTEDİR’’Sözlerini tamamlarken, tüm bu başlıkların birleştiği noktada Yalova ekonomisinin hazin bir duruma düştüğünü söyleyen Görener, ne yerel ne de genel yöneticilerin Yalova ekonomisi adına gerekli adımları atamadığını ifade etti. Görener Yalova’nın, üreten değil bekleyen, tüketen ve sürekli ertelenen bir şehir haline geldiğini söyledi. Görener sözlerini şu ifadelerle noktaladı, ‘’ Sonuç olarak Yalova’nın bugünkü hâli, tek başına yerel yönetimlerin değil; yerel–genel siyaset ortaklığının başarısızlığıdır. Ankara’nın ilgisizliği ile yerelin vizyonsuzluğu birleşmiş; ortaya yönetilemeyen bir şehir çıkmıştır. Bu düzen değişmedikçe Yalova’nın kaderi de değişmeyecektir. Yalova, daha fazla vaat değil; daha fazla sorumluluk istemektedir. Ve bu sorumluluk, yalnızca belediye binalarında değil, Ankara’daki karar masalarında da taşınmalıdır.’’
Murat Can Aytemur