Deprem Uzmanından Yalova ile ilgili önemli açıklama!

Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’ndeki bazı fayların yavaş kayma hareketi göstermesinin deprem riskini azaltmadığına dikkat çekerek, 1999 felaketini yaşayan Yalova’da yapı güvenliği ve kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 08.11.2026 16:20
Haber Güncellenme Tarihi: 08.11.2026 16:23
https://www.yalovahayat.com/

Marmara Denizi’nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilimsel tartışmalar sürerken, uzmanların değerlendirmeleri bölgedeki kritik illerin başında gelen Yalova’da yakından takip ediliyor. Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, 2019 yılında yayımlanan uluslararası bir bilimsel araştırmaya atıfta bulunarak Marmara Denizi altındaki fay hatlarının davranış biçimlerine dikkat çekti. Prof. Dr. Bektaş, Marmara’daki bazı fay segmentlerinin tamamen kilitli kalmayıp "krip" adı verilen yavaş kayma hareketi gösterebildiğini, ancak bu durumun riskleri ortadan kaldırmadığını belirtti. Fayın bazı bölümlerinde görülen yavaş kayma hareketlerinin büyük bir deprem olasılığını düşürmediğini belirten uzmanlar, kilitli kalan kesimlerde gerilim birikiminin aralıksız sürdüğünü ifade ediyor.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ağır yaralarını sararak yeniden inşa edilen Yalova, aktif fay hatlarına olan yakınlığı nedeniyle bilimsel açıklamaların merkezinde yer alıyor. Olası güçlü bir Marmara depreminin Yalova Merkez başta olmak üzere Çiftlikköy, Altınova, Çınarcık, Armutlu ve Termal ilçelerinin tamamında etkili olabileceği hatırlatılıyor. Bu durum, faydaki hareketlilik ne olursa olsun Yalova genelinde deprem hazırlıklarının ve kentsel dönüşüm hamlelerinin aksatılmadan sürdürülmesi gerektiğini gösteriyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, 1 Kasım 2026 tarihinde basına yansıyan değerlendirmesinde Japon bilim insanı Naoki Uchida ve ekibinin 2019 yılındaki araştırmasına değinerek, Silivri’nin doğusunda fay sürünmesinin daha sığ derinliklerde başlayabildiğini ifade etti. Ancak bilim insanları, kilitli kalan segmentlerin kırılma olasılığının devam ettiğini ve Yalova gibi kıyı şeridindeki yerleşim yerlerinde kentsel yapı dayanıklılığının en üst düzeyde tutulması gerektiğinin altını çiziyor.