Aktif Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Rıdvan Polat Prostat Kanseri hakkında merak edilenleri yanıtladı!

Aktif International Hospital Çiftlikköy’de görev yapan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Rıdvan Polat, gazetemize özel açıklamalarda bulunarak prostat kanseri hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Polat, hastalığın belirtileri ve erken teşhis sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

Haber Giriş Tarihi: 23.10.2026 00:13
Haber Güncellenme Tarihi: 23.10.2026 00:14
https://www.yalovahayat.com/

Prostat kanseri, erkeklerde görülen önemli sağlık sorunları arasında yer alırken, hastalığın erken dönemde tespit edilmesi tedavi süreci açısından büyük önem taşıyor. Aktif International Hospital Çiftlikköy Üroloji Uzmanı Op. Dr. Rıdvan Polat, gazetemize yaptığı özel açıklamalarda prostat kanserine ilişkin merak edilen soruları yanıtlayarak erken tanının önemine dikkat çekti ve ilk olarak belirtilerden bahsetti.

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT!

Prostat kanseri belirtilerini açıklayan Polat, ‘’İdrar akış hızında bozulmalar, sık idrara çıkma, kesik kesik işeme, yapıyorum ama rahatlayamıyorum gibi şikayetler olabiliyor. İlerleyen evrelerde ise kemik ağrıları ile kendisini gösterebiliyor’’ diye belirtti. Bu belirtilerin mutlaka prostat kanseri göstergesi olmayacağını, normal bir prostat büyümesi olabileceğini ifade eden Polat, en doğru tanı için üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.

PSA DEĞERİ ÇOK ÖNEMLİ!

Yapılacak olan testlerle birlikte durumun aydınlatılıp daha ileri testlere gittiklerini belirten Polat, ‘’Bizim için en önemli olan PSA değerimiz. PSA Değerimiz yüksek ise, prostat kanseri ile alakalı daha detaylı testler yapmamız gerekebiliyor. Burada bize en çok yardımı olan MR oluyor, zaman zaman da parmakla müdahale yapmamız gereken durumlar olabiliyor. Bu bilgiler doğrultusunda bir şüphe durumu varsa biyopsi almamız gerekiyor. Biyopsi sonucuyla kanser var mı, yok mu noktasını aydınlatabiliyoruz’’ dedi.

50 YAŞINDAN SONRA DÜZENLİ KONTROLLER GEREKİYOR

Sözlerinin devamında erken tanının çok önemli olduğuna vurgu yapan Polat, erken tanının tedavi protokollerini çok etkilediğini söyledi. Polat, kişilerin hiçbir şikayeti olmasa bile, özellikle 50 yaşından sonra PSA değerine düzenli aralıklarla bakılması gerektiğini belirtti, ailede; babada veya dedede prostat kanseri öyküsü varsa ise bu taramaların 40 yaşından itibaren yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ DEĞİŞİKLİK GÖSTEREBİLİYOR

Prostat kanseri tedavileri hakkında bilgilendirmelerde bulunan Polat, hastalığın saptandıktan sonra prostatın alınması gerektiğini söyledi. Polat, bazı durumlarda prostatın alınmasının yeterli olduğunu belirtirken, bu konuda da erken tanının büyük önem taşıdığını ifade etti. İlerlemiş olgularda prostatın alınmasının yeterli olamayabileceğine dikkat çeken Polat; ışın tedavisi, hormon tedavisi ve duruma göre kemoterapi ve immünoterapi ihtiyacı doğabildiğini söyledi.

‘’SUÇLU ŞUDUR DEMEK MÜMKÜN DEĞİL’’

Prostat kanserine neden olan spesifik bir şey olmadığını söyleyen Polat, en büyük nedeni yaşlılık olarak belirtti ve ‘’İnsan hayatının gerekli bilimsel gelişmelerle uzamasına bağlı olarak sıklığında artış görmekteyiz. Aslında temel problem uzun yaşıyor olmamız demek çok da yanlış olmaz. 80 Yaşındaki hastalarda yapılan kadavra çalışmalarında iki kadavradan birinde prostat kanseri saptanmış. Yani yaşlandıkça kanser olma ihtimalimiz var. Zaten tarama testlerine vurgu yapma nedenimiz de bu. Hiçbir şikayet olmasa bile sağlık ocaklarında da yapılan tarama testleri ile rahatlıkla şüpheleri ortadan kaldırabiliyoruz’’ ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Murat Can Aytemur-ÖZEL HABER