
Ayvalık Vilayetler Evi’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Büyükgümüş, “Bizim için bağımsızlık, hürriyet ne anlam taşıyorsa aile temelli birlik, beraberlik halinde bu toplumun geleceğini inşa etmek de aynı derece öneme sahip” dedi. Konuşmasına tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak başlayan Büyükgümüş, anneliğin toplumların temel taşı olduğunu söyledi. Bir toplumda annelerin güçlü olmadığı yerde gelişmeden ve ilerlemeden söz edilemeyeceğini belirten Büyükgümüş, anneliğin her zaman toplumun en önemli değerlerinden biri olmaya devam edeceğini ifade etti. Aile yapısının küresel ölçekte tartışmalı hale getirildiğini savunan Büyükgümüş, son günlerde çok uluslu şirketlerin Türkiye’ye yönelik reklam kampanyalarını eleştirdi. Bu tür içeriklerin tesadüfi olmadığını dile getiren Büyükgümüş, şunları söyledi: “Anneliğin, annenin ne ifade ettiğini, evlat sahibi olmayı, evladın ne olduğunu, ailenin ne olduğunu hayatta hiçbir kavramla kurumla yer değiştirmek mümkün değildir. Türkiye söz konusu olduğunda, Müslüman bir ülke olduğunda ve anneliğin medeniyetimizin kalbinde yer aldığı bir toplum olduğunda farklı stratejilerin devreye sokulduğunu görüyoruz.” Büyükgümüş, aile yapısına zarar vermeye çalışan anlayışlara karşı duracaklarını belirterek, “Kadınlarla erkekler arasına savaş iklimi sokmaya çalışanlara karşı biz birlikten yana, medeniyetimizin değerlerinden aldığımız ilhamla vakarlı şekilde durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Batı Marmara Bölge Strateji Toplantıları’nı teşkilat açısından önemli bir süreç olarak gördüklerini belirten Büyükgümüş, toplantı serisini haziran ayında tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Dünyanın büyük bir kırılma döneminden geçtiğini ifade eden Büyükgümüş, Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendirdi. İnsanlık adına temel değerlerin ayaklar altına alındığını savunan Büyükgümüş, şöyle konuştu: “7 Ekim’den itibaren özellikle silah teknolojilerinin de burada denenmesi marifetiyle insanlık dışı, gaddarca bir düzen görüyoruz. İnsanlığın gözü önünde bir soykırım yaşanıyor. Allah’a çok şükür eski Türkiye yok. Bugün sahip olduğumuz güçle, diplomaside sözümüzün tesiriyle ateşkes noktasına kadar ulaşabildik.” Bu noktayı yeterli görmediklerini de ifade eden Büyükgümüş, Türkiye’nin dünya mazlumları için umut olmaya devam ettiğini söyledi.
AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye’nin önemli bir güç haline geldiğini belirten Büyükgümüş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin caydırıcı kapasitesinin arttığını söyledi. “Özellikle son 25 yılda AK Parti hükümetleriyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, Cumhur İttifakı’nın gücüyle Türkiye’nin caydırıcı bir güç haline gelmesi Anadolu’yu tüm insanlık için bir umut adasına dönüştürmüş durumda” diyen Büyükgümüş, Türkiye’nin yalnızca istikrarıyla değil teknolojisi ve savunduğu siyaset anlayışıyla da dünyaya umut verdiğini kaydetti.
Siyasette en büyük gücün samimiyet olduğunu vurgulayan Büyükgümüş, AK Parti teşkilatlarının en önemli avantajının vatandaşla kurduğu doğrudan ilişki olduğunu ifade etti. “Sosyal medyada herkes çalışma yapabilir. Açık hava toplantıları herkes düzenleyebilir. Ama milletimizin gözünün içine baka baka doğruları anlatabilmek, gönlümüzü açabilmek sadece bu teşkilatın başarabileceği bir iştir” dedi. Büyükgümüş, Türkiye’nin küresel düzende önemli bir rol üstleneceğine inandıklarını belirterek, “Dünyadaki zalim düzeni sona erdirecek, geleceği huzurla ve kardeşlikle yeniden inşa edecek en büyük umutlardan biri Türkiye’den yeşerecek” ifadelerini kullandı.
Mustafa Turan