BÜLENT GÜLERE-Posta : yalova@yalovahayat.com
SORUN GEÇMİŞTEN GELEN HATALAR ZİNCİRİ
Yazarın diğer yazıları :
Yalova; bir zamanların turizm merkezi, Atatürk’ün yazlık başkent olarak seçtiği bir yer. Günümüzde turizmi tamamen kaybolmuş, tarımı yok edilmiş, beceriksiz yöneticilerin, idarecilerin toplandığı kent Yalova. Turizmi sadece Araplara hizmet olarak gören bir anlayışın yerleştiği doğa harikası kenti bu duruma getirenler umarım mutludur.
70’li, 80’li hatta 90’lı yıllarda mutlu insanların buluştuğu, eğitim seviyesinin en üst seviyelere ulaştığı bu güzel şehrimiz, şimdilerde Araplar tarafından istila edilmiş, kültürsüz ve anlayışsız insanlarla dolu, eğitim seviyesinin giderek düştüğü bir yer olarak göze çarpıyor. Peki bu duruma nasıl geldi Yalova? Öncelikle Yalova’yı idare eden yöneticilerin şehri planlarken geleceği düşünmemesi, imar konularında bir plan uygulanmaması, deprem sonrası aşırı kalitesiz göç, ilçelikten il konumuna getirilirken hazırlık yapılmaması, atanan kamu görevlilerinin beceriksizlikleri ve adam kayırmaları, partililerin şehri düşünmemesi, tanıtım eksikliği ile tembellik. Bu yazdıklarımı alt alta koyduğunuzda bir kent nasıl yok edilme çabası içine sokulur daha iyi anlaşılmaktadır. Sorun günümüzün sorunu değil tabii ki, geçmişten günümüze gelen hatalar zincirinin ortaya çıkardığı bir gerçek. ‘Çözümü var mı?’ sorusuna artık çok geç diyebilirim. Öncelikle hemşehri derneklerini bir masaya yatırmak gerekli. Hemşehri dernekleri ne faaliyetlerde bulunuyor? Neyi amaçlıyor bunu bilmek öğrenmek gerek. Yalova’da yaşayan herkes, her sivil toplum örgütü bu şehri sevmeli ve gelişmesi için elini taşın altına koymalıdır. Geldikleri değil, yaşadıkları şehri düşünmeliler. Sadece Araplara yer satarak, her çaba göstereni eleştirerek, şehrin gelişmesini engellemek için elinden geleni yaparak bu kenti iyi yerlere getirmek imkânsızdır. İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi dev kentlerin arasındaki bir vaha görünümündeki kentimizi, ekonomik olarak dibe vurduran, tanıtım için hiç çaba harcamayan, sadece kendi yandaşlarına yol açanlar için artık sesimizi yükseltme zamanı geldi de geçti bile.
Yalova’mıza atanmış kişiler sadece rahat koltuklarında oturup yandaşlarına imkân sağlamaktalar. Bu durumdan kendileri de nemalanıyor mu bilemeyiz ama kokular da yok değil. Örneğin Yalova için tanıtım çalışması içinde kamudaki yöneticiler. Kimlerle görüşüyorlar? Yalova’yı tanımayan, bilmeyen dışarıdaki firmalarla. Bunun bir sakıncası var mı? Görüşülebilirler tabii ki ama kimlerin görüştüğü önemli bu konuda. Yalova’ya yeni gelmiş, henüz bu il hakkında bilgi edinmemiş, çevresinde birkaç kişiden öğrendiklerini başkasına satan kişiler görüşmelerde yer alıyorsa bu bir sorun. Bir tanıtım için önce içinde Yalova’yı bilenlerin yer aldığı bir kurul kurulmalı. Sadece atanmışların, koltuklarından kalkmayanların, tanımayanların oluşturduğu bir kurul olmamalı bu oluşum. İlle de başka illerdeki ‘tanıdıklarımıza para kazandıracağız’ diyen atanmışlara bırakılmamalı tanıtım işleri. Bu zamana kadar tanıtım için yapılanlar ortada, bu şehrin paraları başkalarının cebine girerken doğru dürüst hiçbir iş kalıcı olarak ortaya konulamadı. Şimdi yine aynı durum hakim. Buna seçilmişler, atanmışlar, siyasiler ve sivil toplum örgütleri dur diyebilmeli, demeli de. Yalova’da oteller, turizm firmaları, turizmden cebini dolduran bir yığın firma var. Bu firmaların bu şehre ne katkı yaptığını ya da yapmak istiyor mu? Bunu düşünmek gerek. Bence hiçbir faydaları yok. Bu firmaların da elini taşın altına sokmalarını sağlamak lazım. Bu devran böyle gelmiş, böyle gider anlayışından herkes uzaklaşmalı. Yalova’nın tanıtımı için, turizmin gelişmesi için artık bir adım atılmalı.
Tanıtım demişken, Yalova’daki basına bir paragraf açmak istiyorum. Beklentisi olmadan çabalayan kesimlerin başında basın gelmektedir. Ulusal basının Yalova temsilcileri ve yerel basın turizm için hep bir çaba içinde. Görsel ve yazılı basında son 1 yıldır çıkan haberlere bir göz atılsa, Yalova’nın neleri tanıtıldığını görmek mümkün. Bu başarılı yayınlar bazılarını rahatsız ediyor olabilir. Çünkü rahatsız olanların Yalova’yı düşünme gibi bir dertleri yok, tek düşünceleri kendilerini ön planda tutmak. İşte Yalova’mızdaki yönetici zihniyeti de bu.
Kısa bir not olarak ilimizin tanıtımına katkı sağladığını düşündüğümüz ve bunun için de 2 yıldır maddi manevi çaba harcadığımız yayınlarımıza önümüzdeki hafta yine başlıyoruz. Kanal ON6’da her pazartesi saat 16’da “Yalova’nın Nabzı” programıyla izleyenlerle buluşacağız. Gazeteci ve TRT Yalova muhabiri Cem Mete Okur kardeşimle enine boyuna Yalova’yı anlatacak ve Yalova’yı tanıtacağız, konuklarımızla gündemi değerlendireceğiz. Yalova için bizler bir adım daha atıyoruz, siyasiler, seçilmişler ve atanmışlar ile bu şehrin nimetlerinden faydalananlar ne yapacak? Bekleyip görelim.




Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır
Henüz yorum eklenmemiş.
 
  KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ANKET
yok
yok


© Copyright 2004-2019 Yalovahayat.Com
Tüm hakları saklıdır.
Code By Asilweb


Yalova Hayat'ta kullanılan resim ve fotoğraflar hiç bir şekilde, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılır.