BÜLENT GÜLERE-Posta : yalova@yalovahayat.com
BENDEN SÖYLEMESİ!
Yazarın diğer yazıları :
Aldatılmak kaderimiz olmaya başladı. Özellikle siyasetçilerin halkı kandırma eğilimleri zamanımızın vazgeçilmezi olmuş durumda. Ne diyor siyasetçiler? ‘Ekonomi çok iyi, sadece dış güçler bizi baltalamaya çalışıyor. Eyyy dış güçler başaramayacaksınız.’ Bu sözleri sık sık duyar olduk. Başardılar mı, başaramadılar mı? Bunu piyasalar, esnaf ve sanayi erbapları çok iyi biliyor. Dolayısıyla halk da bunun acısını-tatlısını yaşıyor bu günlerde. Bazılarına göre ekonomimiz iyiye gidiyor, işsizlik azaldı, halk refah içinde. Yediği önünde, yemediği ardında. Peki, bunlara inanıyor muyuz? İnananlarımız da var tabii ki. Ekonomi haricinde ‘her şey düzgün mü?’ diye de düşünenleriniz vardır. Herkesin düşüncelerine saygı duymak zorundayız. Saygı derken, acaba harici düşünenlere saygı var mı? dersek, bu soruya cevap vermek oldukça güç.
Halk olarak hep üzülen, ezilen ve dayatmalara sessizce uyan bir toplumuz. Eleştiri yapamazsınız derseler, ‘tamam’ diyoruz. Bu konuda haber yazamazsınız derseler, ona da ‘tamam’ diyoruz. Zam yok, fiyat ayarlaması derlerse, onu da mantıklı buluyoruz. İş çok, ama çalışan bulamıyoruz derlerse, bunda da siyasetçilerimiz haklı dediğimiz oluyor. Ne zamana kadar, işin ucu bizlere dokununcaya kadar.
İstanbul-İzmir arasında bir yol yapılıyor, hepimiz biliyoruz. Herkesin umutla, gururla beklediği bir yol. İstanbul-İzmir arası 3.5 saate inecek. Siyasilerin söylediği bu, ben onların yalancısıyım. Gerçekten inecek mi? diye bu güzergâhı kullanmakta fayda var. Aracınız, hız sınırlarına uymaz, trafik cezaları yemez, yeni yapılan yollar her gün bozulup onarım için kapanmazsa, belki bu süreye yakın iki şehir arasını belirtilen saatte alabilirsiniz. Bu mümkün mü? Tabii ki hayır. Onun için seçilmiş siyasetçi olmalısınız. Önünüzde size yol açan güvenlik araçları olmalı ve hız sınırının üstüne çıkmalısınız, bir de yolun diğer sürücülere kapatılması gereklidir.
Bu hafta Yalova’dan İzmir’e otobüsle bir yol alayım dedim. Önceki yıllarda 5-5.5 saatte ulaştığım İzmir, şimdilerde 8 saate çıkmış. Neden böyle diye mutlaka soranınız vardır. Henüz şehirlerarası yollarda trafik için yoğunluğun başladığı zamanlar değil, diyenlerimiz de olabilir. Kısaca anlatayım. Yalova’dan yola çıktığınızda Bursa otogarı, orada biraz bekleme ardından Bursa Karacabey’de Jandarma kontrolü. Bu kontrolde en az yarım saat GBT’lere bakılıyor. Suçlu varsa yakalamak için. Ardından yola çıkıyorsunuz ve otobüsün Susurluk’ta mola zamanı yarım saat. Tam yola çıkıyorsunuz, belki yorgun bir haldesiniz ve koltukta biraz kestirmek istiyorsunuz, otobüs bir kez daha Balıkesir’de kontrole giriyor, bu kez polis çevirmesi, gitti mi yarım saat daha. Neyse, otobüs oradan da eğer bir sorun yoksa ayrılıyor tam artık İzmir’e rahat bir yolculuk yaparız diye beklerken, bir de bakıyorsunuz Manisa’da trafik kontrolü. Araç belgeleri, ehliyet-ruhsat incelemesi, gitti mi yine 15-20 dakika. ‘Güvenlik önemli bir sorun bunlar yapılmalı’ diye de düşünüyoruz. Yine yola çıkıyoruz ve İzmir tabelasını görmek için can atıyoruz, Yalova’dan çıktığımız yolculukta neredeyse 6.5 saat geçmiş durumda. İzmir’e girmeden otobüs yine durduruluyor, şimdi ne oldu diye bakınıyoruz, polis kontrolü cevabını alıyorsunuz. Gitti mi yarım saat daha. O kontrolü de atlattıktan sonra İzmir’e giriyorsunuz. Şehir içi trafiği izin verirse 1 saatte otogara ulaşıyorsunuz. Önceden 5.5 saatte aldığınız yol, size 7.5 saat oluyor. Bitti mi yolculuk, yine hayır diyeceğim. İzmir büyük bir kent ve otogardan gideceğiniz semt için de araç kullanmak zorundasınız. En yakın semtlerden birini seçelim, Karşıyaka ya da Konak. Otogardan buraya da şehir içi trafiğiyle 1 saat yolculuk yaparsanız, oldu mu size 8.5 saat. Nasıl oldu diye düşünüp hesap yapmaya başlıyorsunuz. Her ilde yapılan kontrollerde en az 2 saatiniz gidiyor. Sürekli kimliğinizi polis ya da jandarmaya vermek zorundasınız. İnternet çağında olmamıza rağmen, ne jandarmanın polisten, ne polisin jandarmadan haberi yok. Kafasına göre çevirip duruyorlar. Sonra da bir bakanımız çıkıyor, şu kadar suçluyu kontrollerde yakaladık diyor. Şaşarım o suçlulara da, her ilin girişlerinde kontrol olduğunu sağır sultan bile duymuş durumda. Hala otobüsleri kullanan suçlu varsa, zaten onların ceza alacaklarını da sanmıyorum, çünkü akli dengelerinde mutlaka bir sorun vardır ya da yakalanmak istiyorlardır. Kontrollerin bu kadar sık olması doğru mu acaba? Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, yıllar öncesinin komünist Çin’inde, SSCB’de oluyormuş. Bunu yaşayanlar söylüyor. Türkiye, siyasilerimizin söylediğine göre özgür bir ülke, burada niye bu kadar çok kontrol var diye de kendi kendimize söylenmekten başka bir şey yapmıyoruz.
Gelelim yolculukların 23 Haziran’a etkilerine. Şehir dışından İstanbul’a oy kullanmak için yola çıkacaklara bir uyarım olacak. Yalova ile İzmir arasında 3 il var ve buralardaki kontrollerde 2 saat kaybediyorsunuz. Daha çok ilden geçerseniz kontrol sayısı artacağından yolculuklarınız belki de hesapladığınızın 2 katına çıkabilecektir. Yola çıkarken bunları düşünün ve öyle yola çıkın, İstanbul’a vardığınızda sandıklar kapanmış, oy verme işleminizi yapamama riskiniz olabilir. Benden söylemesi.



Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır
Henüz yorum eklenmemiş.
 
  KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ANKET
yok
yok


© Copyright 2004-2019 Yalovahayat.Com
Tüm hakları saklıdır.
Code By Asilweb


Yalova Hayat'ta kullanılan resim ve fotoğraflar hiç bir şekilde, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılır.