111220181-451

 
TURGUT AÇARİE-Posta : yalova@yalovahayat.com
BİZİM GAZİLERİMİZ
Yazarın diğer yazıları :
İnsanların dokunulmaz ve kıymetli saydıkları din, vatan ve bağımsızlık gibi, bir takım değerleri vardır. Dinimiz, bu değerler uğruna mücadele etmeyi kutsal kabul etmiştir. Bu mücadelenin sonunda erişilebilecek iki manevi rütbe vardır ki birincisi şehitlik, ikincisi gaziliktir.
Gazi, mukaddes değerler uğruna savaşa ve mücadeleye katılandır. Yaralansa da yaralanmasa da dinen gazidir. Ancak örfümüzde şöyle bir kavram yaygınlaşmıştır: “Gaziler, din ve vatan gibi kutsal değerler uğruna mücadele ederken yaralanan, sağlığını veya bir organını kaybeden, unutulmayacak izler bırakan ve gönüllerde taht kuran kahramanlardır.”
Biz, millet olarak şehitlik ve gazilik rütbelerine o kadar aşinayız ki, onlarsız milletimizi ve tarihimizi düşünmek kabil değildir. Savaş meydanında “Allah! Allah!” diye nida eden Mehmetçiğimiz, şehitlik veya gazilik rütbesinden birini alarak, cennete girmeyi arzu etmektedir.
Gazilerimiz “Bugün vatanımı savunmaya gidersem ve de şehit olursam, bir kere ölürüm. Aksi halde, yani vatan elden giderse, her gün ölürüm” derler.
Gençlerimiz kolkola girerler, helalleşirler, “Ölmek var dönmek yok” derler, ölürsem şehit, kalırsam gazi inancıyla yola çıkarlar ve: “Allah’ım! Bizi her türlü düşmana karşı muzaffer eyle” diye dua ederler.
Çanakkale Savaşı gazileri ile şehit yakınlarının tamamına yakını “Biz para için savaşmadık. Din, vatan ve bağımsızlık gibi kutsal değerlerimiz için savaştık” diyerek, verilen parayı almamışlardır.
Savaşın seyrini değiştiren Seyit Onbaşı’ya 1934 yılında gazilik maaşı bağlanır. Yakalandığı hastalıklarla mücadele ederek, beş yıl sonra vefat ettiğinde, mirasçıları banka hesabına bakarlar ki, gazi maaşından bir kuruş dahi harcanmamıştır. Hâlbuki verilen bu paraları almakta ve kullanmakta dinen bir mahzur yoktur.
Kore Savaşı sonrasında birçok ülkenin askerleri ülkelerine döndüler. Avrupa ülkelerinde birçok travmalar yaşandı, hatta cinnet geçirenler bile oldu. Fakat bizim ülkemizde en ufak bir olumsuzluk yaşanmadı. Sebebi araştırıldığında, bizdeki aile bağlarının kuvvetli olmasının ve de şehitlik ile gazilik kavramlarına verilen değerin etkili olduğu ve travmayı önlediği tespit edilmiştir.
Gazilerimiz, vatanın bütünlüğünü ve aile birliğini korumak için yola çıktılar. Mukaddes değerlerimizi korumak için, üretmek ve yaşatmak gibi gayeler için mücadele ettiler.
Birçok gazimiz, ilerlemiş yaşlarına, bazıları da sağlık sorunlarına aldırmadan mücadele vermeye devam ediyorlar. Bu gayretleriyle nöbet tutmaya devam ediyorlar. Kutsal değerlerin bayraktarlığını asırlarca yapmış olan necip milletimiz, bu ulvi görevine kıyamete kadar devam edecektir.
Rahmet-i Rahmana kavuşan gazilerimiz lisan-ı halleriyle, hayattaki gazilerimiz de yüksek sesle bizlere şöyle sesleniyorlar: “Dinimize ve namusumuza sahip çıkın. Ailemize ve neslimize sahip çıkın. Vatanımıza, bayrağımıza, devletimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkın. Kısaca, tüm değerlerimize sahip çıkınız.” demektedirler.
Sözlerimi şu dua cümleleriyle bitirmek istiyorum. Cenab-ı Allah, ebediyete göç eden gazilerimizi cennette Sevgili Peygamberimize komşu eylesin. Yaralı gazilerimize acil şifalar, hayattakilere de sağlıklı ve hayırlı uzun ömürler lütfeylesin. Gaziler Günü hayırlı ve kutlu olsun.


Yorum Ekle

Arkadaşına Gönder

Yazdır
Henüz yorum eklenmemiş.
 
  KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ANKET
yok
yok


© Copyright 2004-2018 Yalovahayat.Com
Tüm hakları saklıdır.
Code By Asilweb


Yalova Hayat'ta kullanılan resim ve fotoğraflar hiç bir şekilde, kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz.
Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılır.